Üstüme bürünen karanlık gece! Aklım bir kenarda, düşler bilmece... Gözlerim kapalı, dilim sayıklar; İçimde vicdanım, şeri ayıklar... Şefkatsiz geceye gülümser hilâl! Kulak verenlere seslenir Bilal! Ah! Aklım kapında köle gibidir! Nem sardı heryeri, kuyu dibidir! Ucu, bucağı yok! "Var" de sen şâyet; Semâda parlayan, her biri âyet! Şaşkınsın doğrusu, noksan arama! İleriye yürü, geri yürüme! Tek yağmur damlası sınırı aşmaz! Bu öyle denge ki, ölçüyü şaşmaz! Aydınlıktan yoksun, selâm geceye! Teslim olan rûhum gider secdeye! Gönlüm... Üzülüp de tasalanmasın! Aklım... Zerre kadar paşalanmasın! Mantık... İki köşe; sır içinde sır! Bu nasıl bir şekil, algılama zor... Ey gece! Koynunda perdeli gözler! Ebediyetinde ayandır gizler! İçimde birleri yakınır sessiz! Kulakta sedâdır, tarifi eşsiz! Rahmet kapısında dilenci biri... Haber bekler ondan, ölü ve diri! Huzûrunda kalsın boynum bükülü; Yitirir her beşer baksa akılı! Düş başım düş öne, bu son safhada... Sen kalkma yerinden, haz duy vefâda! Aklım, mantığını terennüm eder... Kimi zaman gelir, kimi gün gider... Bu akıl ben miyim? Yüreği taştan! Gölge miyim aceb? Say ve ölç baştan! Ah! Düştü aklım bu kapıda dara! Kül gibi rüzgarla savrulur yere! Üstüme bürünen karanlık gece! Aklım bir kenarda, düşler bilmece... 30.12.2012 Almanya, Mahfi |
|
| Bu şiir 135 kişi tarafından okundu. | |