zamanlardan, herhangi bir zaman. tut ki mevsimlerden yaz, aylardan da haziran…
akşam, gölgesini bir çarşaf gibi seriyor ovalara. çoban, kavalındaki son nağmelerini çalıyor, kuzularına…
ve… ufuklar, ve…ufuklar, kızıl alev şimdi cayır, cayır yanıyor.
böceklerin, dünden yarım bıraktıkları şarkıları kulaklarımda. fırat’ın sessiz çığlıkları, yorgun kuşların kanat çırpışlarında. geceler hüzünlere hazırlanıyor…
biliyorum; birazdan zifiri karanlıklar, kapıma dayanacaklar. şımarık kara bulutlar, yıldızların gözlerini oyacaklar…
offf… offfff……. tabakamda ne tütün kalmış, ne de kağıt. gel, bu gece de cigarasız efkar dağıt…
toprak damlarda yattığım günlerimdeki, aydede de yok artık. çocukluğumun elinden tutup gitmiş. işte şimdi; yüreğim gibi ıssız, yüreğim gibi sessiz dağlar… taşlar… nedense sabahların sancılı doğumları bende hep geç başlar… |
|
| Bu şiir 98 kişi tarafından okundu. | |