|
 CEMİLE MELEK ŞİRİN Birileri hakkımızda “Macera mı arıyorlar?” diye bile düşünüyor olabilir. Ben, bütün “düşünen”lerle “dertleşmek” için kalemimi elime aldım. Düşüncelerimin paralelinde bir “akış” olduğu için, bir anda kendimi içinde bulduğum Üçüncü Yeni’nin, önemli bir derdi ve misyonu var.
Birileri; TDK da dâhil “Türkçe’nin kurtarılması konusunda acilen bir şeyleri yapılması gerektiğini söylemekteyken, bu işi sözde bırakmayıp elini taşın altına sokan; Üçüncü Yeni oldu. Hiç kimse Üçüncü Yeni’ye bu görevi vermedi. Bu, herkesin göreviydi ama bilincine varıp faaliyete geçen Üçüncü Yeni’ler oldu. Yani bizler olduk. Bataklığa saplanan ve çırpınmaya bile takati bırakılmayan Türk Dil ve Edebiyatı’nın, aslında ne kadar güçlü olduğunu hiç unutmayanlar olarak bu görevi seve seve üstlendik. Bunu da körü körüne yapmaktan uzak olmak adına, okumaktan, incelemekten, araştırmaktan asla bıkmayan, güçlü ve büyüdükçe büyüyen kocaman bir ekip olduk. Aynı dili konuşanlar, mekân olarak birbirlerinden ne kadar uzak olurlarsa olsunlar, gayriihtiyâri oluşan ortak bir noktada buluşur, anlaşırlar. Bizler de aynı DİL’i konuşarak, amacımızda emin adımlarla yürüyoruz. Misyonumuz, işte bu ahenkte kalmak ve “düşünen” herkesi aynı ritimde toplamak. Derdimize gelince… “Başına gelen bilir” derler ya; bazen deyim ve atasözleri, bazı istisnai durumlarda maalesef geçerli olmuyor. Eğer, “Başına gelen bilseydi” başlattığımız bu harekete duyarsız kalanlar olmazdı. Birileri zaten yakıp yıkmanın derdinde; bu apayrı bir mevzu. Fakat, geriye kalan kesim, neyle meşgul, doğrusu merak konusu… Derdimiz; DİL’imiz… Toprağıyla, köküyle, gövdesiyle, dallarıyla… …ve yapraklarıyla ve tomurcuklarıyla ihtişamını her zaman koruyan dilimiz, gücünü “güzel” konuşulmaktan, yazılmaktan aldı. Bu “güzel”liği de Türkçe’yi sevenler ve ona sahip çıkanlar yaptı… İşte biz, o sahip çıkanların varisleriyiz. Derdimiz, torunlarımızın bizi anlamasını sağlamak. Derdimiz, varlığımızı her yönümüzle devam ettirmek. “Global” denizde boğulmamak, yılana sarılmamak… Derdimiz; güzel yazılar yazmak. Güzel cümleler kurmak, okumak. Güzel anlamak… Derdimiz; ŞİİRLER okumak; güzel şiirler… Melodisini içinde saklayan şiirler… Derdimiz, güzel şeyler anlatmak; doğru şeyler… Üçüncü Yeni’nin Derdi; bir şeyleri bir de bu taraftan yakalayıp düzeltmeye çalışmak. İnanıyoruz ki; çok şeyi değiştireceğiz. Özümüze, içimize, gerçeğimize dönmeyi bekleyen o kadar çok kişi var ki; bu manzara bile parlak bir sonucun garantisini veriyor. Bu “bence kutsal” hareketin içinde bulunduğum için gerçekten şanslı olduğumu biliyorum ve bu fırsatı elime verenlere YÜREKTEN teşekkür ediyorum. Benim derdim, şu güzel harfleri koruyarak, yarınımı kurtarmak. Doğruyu öğrenmeye ve söylemeye devam ederek “düşünme yeteneğimi” kurtarmak. İnsan herkesle dertleşmez, ama dert “herkes”in derdiyse, yürekteki her şey işte böyle dökülür.
|
'Derdimiz, güzel şeyler anlatmak; doğru şeyler…'
güzel şeyler anlatmayı bende çok istiyorum ama ah birde anlatabilsem.
'İnsan herkesle dertleşmez, ama dert “herkes”in derdiyse, yürekteki her şey işte böyle dökülür'
kutluyorum
selamlar.