ŞİİRMETRE
GÜNÜN ŞİİRİ
HAFTANIN ŞİİRİ
MAVİ YILDIZLI ŞİİR
ÜYE GİRİŞİ
ANA MENÜ
ANASAYFAŞİİRLERNETWORKVİDEOLARRADYOGRUPLAR
KİM VARDI
t_a_polat (tülay)
(2018-07-27 21:22:13)
SITKI CİN (sıtkı cin)
(2017-06-18 14:28:28)
Hanefi Söztutan (Hanefi Söztutan)
(2016-07-31 18:40:51)
Osman AVCI (Ömer Osman AVCI)
(2016-01-29 13:33:02)
Admin (Üçüncü Yeni)
(2014-12-25 09:57:16)
MAVİ WEB
YAYINLARIMIZ
WEB TASARIM
ACTAMEDYA
SPOREKSTRA
Html Module


Üçüncü Yeni Şiir Anketi(1) PDF Yazdır e-Posta
Yazan Üçüncü Yeni   
Pazartesi, 15 Şubat 2010

BEN DE 'ÜÇÜNCÜ YENİ'DEYİM!..

           ('Üçüncü Yeni' kaç kişiyiz?)

 

"Ben de Üçüncü Yeni’deyim" diyen, parmak kaldırsın! (Şaka şaka... Yani, bu yazının sonuna ismini ve düşüncelerini yazsın. Kısaca kendini tanıtsın...)

Değerli dostlar; 2006 senesinin başlarında, ‘Üçüncü Yeni’ adıyla internette bir çalışma başlattık.

 

 

 

Öncelikli gâyemiz, ölçülü şiiri (hece-aruz) ön plana çıkarmak; vezinli kafiyeli şiir yazan şâirlerle bu tür şiiri seven dostları bir araya getirerek, güçlü bir edebiyat akımı oluşturmak.

2006 yılından bu yana çok mesafe aldık. Google’da gruplar kurduk: http://sites.google.com/site/3yenigruplari/

 

Haydi Üçüncü Yeni!

 

Şiirlere musallat, 'Garip' bir hastalık var.
Dinleyen olur berbat, okuyan sara tutar.

 

Korsan Hikmet'ler daldı, çaldılar mücevheri.
Kuru iskelet kaldı, şiirimizden geri.

 

Nazım Hikmet kuyruğu, Birinci Yeni şiir,
Moskova'dan buyruğu, piri Orhan Veli'dir.

 

İkinci Yeni kaos, ya da cinnet şiiri,
'Garip' üstüne bir sos, sanki kürar zehiri.

 

Ece hülyâya daldı, Sezai de Roza'ya,
Galiba mahsur kaldı, Ay'da Cemal Süreya.

 

Bunun kimi hayâli, kimi ma'nâyı attı.
Bitti nazmın mecâli, şâirleri yan yattı.

 

Ölçü gerekmez diye, lâf yığdılar bir sürü.
Şiir adlı vâdiye, estirdiler terörü.

 

Ne ise ki biz geldik, şiiri toplamaya.
Üçüncü Yeni dedik, girdik hemen sıraya.

 

Gözümüz yok kolayda, ölçü işi azimdir.
Şiir denen sarayda, aruz-hece bizimdir!

 

Har vurup savursa da, hayırsız evlatları,
Bilmeliyiz bir sevda, edebî sanatları.

 

Ölçülü yazmak için, aldırmadan yaşına,
Şâirler hemen geçin, klavyenin başına!

 

Bunalımda insanlık, dâvet ediyor seni,
Şiirine sâhip çık; haydi Üçüncü Yeni!

 

Sefa Koyuncu-31.01.2007 İstanbul


 

Eklenme Tarihi: 13.02.2007
http://www.siirdefteri.com/index.php?sayfa=siir&siir_id=31506

 

 

Facebook’da ciddi çalışmalarımız var:

http://www.facebook.com/reqs.php#!/profile.php?ref=profile&id=1395936343

 

Ve tabii ki, www.mavizaman.com sitemiz, şâir ve şiirsever dostlarımızın hizmetinde.

 

 

Radyo 3.Yeni, http://ucuncuyeni.blogcu.com/radyo-ucuncu-yeni/4465602

Yayın Yönetmeni Sultan Yürük; sunucular Ayşe Yıldız, Nezahat Yıldız Kaya, Simge, Kadir Çetin, Kadir Yıldız(Yakamoz53), Sultan Gül, Abdurrahmen Yıldız (Kaçkar53), Zeynep (Cebir53), Murat Özer, Selda Dinç, Seray Dinç, Mustafa Zorla, Fatma Karlıdağ, Mustafa Usta (Halkın şâiri) ve daha çok sayıda değerli şâir ve şiirsever dostun gayretleriyle,‘sesli şiir-müzik'  ağırlıklı yayınlarına istikrârlı bir şekilde devam ediyor.

 

Üçüncü Yeni Şiiri Grubumuzun yöneticisi Afet Kırat’ın gayretleriyle, 2008 yılının Ekim ayında Mersin Şair ve Yazarlar Derneğinde (MEŞYAD) ilk yıllık toplantımızı gerçekleştirdik. Dernek Başkanı Abidin Güneyli ve dernek üyesi dostlara müteşekkiriz.

 

Çalışmalarımız ilgiyle izlendi. Benim konu ile ilgili yazdıklarımın yanı sıra Muammer Erkul, Mehmet Pektaş, Nuh Keniş, Nihat Kaçoğlu, Harika Ufuk, Cemile Melek Şirin, Kadir Çetin, gazete ve internet sitelerinde, Üçüncü Yeni’yi ciddi ma’nâda anlatan, tanıtan, müdafaa eden yazılar yazdılar. (Bunlar doğrudan 3.Yeni’yi anlatan yazılardır. Bu konuda yazı yayınlayıp da, zikretmeyi unuttuğum dostlar, lütfen hatırlatsın, buraya ismini ekleyelim…)

 

 

DENİZ BİTTİ...

İhtiyaç var tımara, azgın aygır çit deldi,
Yıkılanı imâra, 'Üçüncü Yeni' geldi.

Serbest vezin dediler, şiiri koymadılar,
Ma'nâyı da yediler, yine de doymadılar.

Birer şâir timsâli gördü bir diğerini,
Kelle yağır misâli övdüler birbirini.

İkinci Yeni yeri tımarhâne gibiydi;
Saçmalıklar meşheri, 'Öküz' adlı dergiydi.

Ece Ayhan da böyle, şiire mezar kazdı;
Kendi ifadesiyle, 'Öküzlemeler' yazdı.

Bir ve İkinci yeni, pes doğrusu dedirtti,
Kalmadı bir bileni, şiirde deniz bitti.

'Üçüncü Yeni' bizim hece-aruzla şiir;
Sen de katıl azizim, hesap devri bu devir!

Sefa Koyuncu

http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=15381&siir=884882


 

Önümüzdeki aylarda, bütün bu çalışmalarımızı derli toplu bir kitap halinde, kamuoyuna ve yetkili mercilere (Milli Eğitim ve Kültür Bakanlıkları başta olmak üzere…) takdim etmeyi düşünüyoruz. Bunu yapmadan önce, bir kamuoyu yoklaması yapmaya var mısınız? Sahi biz 'Üçüncü Yeni' kaç kişiyiz… Hakkımızda kim ne düşünüyor? Lütfen yazın da, boyumuzun ölçüsünü alalım.

Selam, sevgi ve saygılarımla…

Sefa Koyuncu

Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

Önemli not: Şâir-yazar dostlarımızın yanı sıra, yazmayan ancak ölçülü kafiyeli şiirden zevk alan, Üçüncü Yeni'nin hedeflerine inanan ve başarıya ulaşması için destek veren her arkadaş da buraya görüşlerini eklerse seviniriz...

 

 Yazımızın girişinde ne demiştik:

 

"Ben de Üçüncü Yeni’deyim" diyen, parmak kaldırsın! (Şaka şaka... Yani, bu yazının sonuna ismini ve düşüncelerini yazsın. Kısaca kendini tanıtsın...)


ŞİİRDE VEZİN VE ŞİİRSEL YAKLAŞIM

 

>Cemil Yıldız - Edebiyat defteri

 

http://www.edebiyatdefteri.com/yazioku.asp?id=10579


Cevgili canlar ve şiir dostlarım;

 

Bu gün sizlerle şiir hakkında fikirlerimden oluşan bir söyleşi yapmak istedim.

Şiir duygu ve düşünceleri şairinin yüreğinden geçtiği gibi yazıya dökmesi değildir.Günümüzde görüyorum ki düz yazı yazar gibi şiirler yazılmaktadır.Bu şiir değil olsa olsa düşüncelerin yan yana akıcı bir şekilde yazıldığı düz yazıdır ve "şiirsel "diye tarafımca adlandırılmaktadır. Ben bu türe bu ismin daha çok yakışacağını düşünüyorum.
Şiirin yapısında vezin vardır. Anlamı veren birazda o dur.Zor olanda bu dur zaten şiirde.Yoksa düşüncelerini yan yana sırala birde dizeler oluştur olsun sana şiir. Vezinsiz şiir düz yazıdan ibarettir. Bunun şairlerimizce de bilinmesi gerekmektedir.Vezinsiz bir yazı olsa olsa "Şiirsel" dir benim fikrime göre.
Şairlerimizin işin kolayına kaçmadan şiiri şiir gibi yazması dileklerimle.

 

***

ceylani     03 Ağustos 2009 Pazartesi 22:33:22

 

Şiirin özet tanımı

Bence de şiir düz yazıdan çok farklı olmalı ..
şiir dedin mi söylerken zevk alınmalı dil kendiliğinden dönmeli.
kafiye şiire de anlamı darlaştırmayacak kadar katmalı..
duraklara gelince ahengin vazgeçilmezi onlarr..
vezine gelince şiiri şiir yapan o ama anlamı zincirlememeli ılımlıo olmalıııı

***

AHMET ACAR  | ahmet ACAR     05 Mayıs 2009 Salı 15:21:03

 

ŞİİRDE VEZİN VE ŞİİRSEL YAKLAŞIM

 

Cevgili canlar ve şiir dostlarım;

 

Bu gün sizlerle şiir hakkında fikirlerimden oluşan bir söyleşi yapmak istedim.

Şiir duygu ve düşünceleri şairinin yüreğinden geçtiği gibi yazıya dökmesi değildir.Günümüzde görüyorum ki düz yazı yazar gibi şiirler yazılmaktadır.Bu şiir değil olsa olsa düşüncelerin yan yana akıcı bir şekilde yazıldığı düz yazıdır ve "şiirsel "diye tarafımca adlandırılmaktadır. Ben bu türe bu ismin daha çok yakışacağını düşünüyorum.
Şiirin yapısında vezin vardır. Anlamı veren birazda o dur.Zor olanda bu dur zaten şiirde.Yoksa düşüncelerini yan yana sırala birde dizeler oluştur olsun sana şiir. Vezinsiz şiir düz yazıdan ibarettir. Bunun şairlerimizce de bilinmesi gerekmektedir.Vezinsiz bir yazı olsa olsa "Şiirsel" dir benim fikrime göre.
Şairlerimizin işin kolayına kaçmadan şiiri şiir gibi yazması dileklerimle.


VERMİŞ OLDUĞUNUZ ÇOK AMA ÇOK DEĞERLİ BİLGİLERDEN ÖTÜRÜ EN SAMİMİ DİLEKLERİMLE TEŞEKKÜR EDER SYAGILAR SUNARIM.

 

***

Yunus Karaçöp     16 Ocak 2009 Cuma 03:17:38

 

Üstadım..

Ben hececiyim Üçüncü Yeni'de de yazıyorum.

Bu nedenle tarafım ve size olduğu gibi katılıyorum..

Kutlarım güzel bir tesbit ve tarafınızdan cesurca
dillendirme...Çünkü serbestçiler biraz alıngandırlar..

Ben şiir ve dili yazarken çok tepki almıştım ama iyi
oldu peşine şiir ve şairi yazdım...

Selam ve muhabetlerimle..yunus karaçöp..yudumyunus

 

***
 muratkartal  | Murat Kartal     12 Eylül 2008 Cuma 17:17:23

 

Her yazının edebi dalların güzel sanatların olsun bir kalıbı ölçüsü vardır...

Ama bu kalıplar ölçüleer aşılmamalı demekdeğildir...

Bir insan bir yerde saymakla hayatı bitirmemelidir...
Duygularına dil olan yazıdır
adı ne konursa konsun kim tarafından olursa olsun
kanaatimce yolunda ilerlemelidir...
Ekol olabilmek güzeldir...Özgün günlere...

 

***

kemal yavuz     23 Ağustos 2008 Cumartesi 11:30:49

 

Yorumunuzdan kendime düşeni alabilirim umarım.aydınlattığınız için sagolun hocam.

 

***

kaybedecek zaman yok  | elif bastug     13 Temmuz 2008 Pazar 14:01:31
ewt doğru tespit etmişsiniz bende şiirsel im. sevgiyle...

 

***

RIZA ÖZCAN  | Rıza Özcan     10 Temmuz 2008 Perşembe 15:23:54

 

"ŞİİRSEL" demekle bu tarza tıpatıp uyan bir adlandırma yapmışsınız.Sizi tebrik ediyorum. Fikrinize katılıyorum.

Şiir yazma çabası içinde olan bütün kardeşlerimiz geleneklerimize sahip çıkarak Milli tarza yönelseler, bu mecrada yol alsalar ne güzel olurdu..

İnşallah o günleri görürüz.Saygı ve selamlarımla

 

***

kadircetin  | Kadir  Çetin     07 Mart 2008 Cuma 23:55:43

 

Cemil'cim...Önce merhaba...Yazın ve yazılan usta yorum için tebrikler...Ben de aynı sizler gibi düşünüyor ve yazıyorum. Üstad Sefa Koyuncu ve arkadaşlarının başlattığı 'Üçüncü Yeni' ye destek olmaya çalışıyorum...ÜÇÜNCÜ YENİ: ÖLÇÜLÜ ŞİİR, KURALLI NESİR...
http://www.mavizaman.com - Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
...
Şiirlerin ve içindeki duygu seli, ifade şeklin güzel...İnşaallah vakit buldukca ayrı ayrı yorumlamaya çalışacağım...Daha yeniyim burda çünkü...
...
Ayrıca; habernews.com ve mavi zaman'da yazıyorum ...Vakit bulur bir uğrarsan bir ara sevinirim...
Selam eder, başarılar dilerim.

Kadir Çetin

 

***

 

AHMET TURANOĞLU  | AHMET TURANOĞLU     07 Mart 2008 Cuma 17:28:16

ARUZ!..SERBEST NAZIM!... HECE ÖLÇÜSÜ !...

Türk’ün şiir demeti !
Sagu,koşuk öncedir...
Hoca Ahmet "Hikmet"i ;
Mani yedi hecedir!..


Köy türküsü gelir dile,
Koşma,destan vurduk tele,
İlahiler nefes bile ;
Sekiz hece imecedir !..


Sarma,çapraz,düzdür uyak örgüsü,
Yarım,tam,zengindir kafiye süsü,
Duraklı-duraksız hece ölçüsü ;
Ahenkte on birlik üst derecedir!...


Arap-Fars’ın aruzu Divan’da daha canlı,
Batının serbest nazmı kolaylıkla nişanlı,
Üstatlar kaleminde başka bir heyecanlı;
Her ölçüye amenna!On dörtlük tam bizcedir !..

=====QQQ********
RÜBAÎ

Bülbülde/ figan varsa/ kulak asma/ aşıktır!
Dut yutsa/ sakın kanma/ hayat çok ka/rışıktır.
Bir gün çı/kacak karşı/ma elbette/ o sultan;
Manzende/ kalmış kalbe/ yarın fikri/ ışıktır! ..

aruz vezni:Mef-û-lü / me-fâ-î-lü / me-fâ-î-lü / fe-û-lün

:::::::::::::::::::::

EMEK VERİLEN,ÖZGÜN VE SAMİMİ HER ÖLÇÜDEKİ ŞİİR TARZI
BAŞIMIZIN TACIDIR. HECE ÖLÇÜSÜNE YAZARAK,OKUYARAK
GÖNÜL VERENLERE BU ÖLÇÜNÜN TİRYAKİSİ OLARAK HER TÜRLÜ
YARDIM KAPILARIMIN AÇIK OLDUĞUNU ARZ ETMEK İSTEDİM.

KAYNAK:
http://www.edebiyatdefteri.com/yazioku.asp?id=10579


...
Yazan Sefa Koyuncu, Şubat 16, 2010

 

NEDEN ÜÇÜNCÜ YENİ'DEYİM...

 

Evet, ilk mesajı yazarak, 3.Yeni yolu açmış olayım. Konya'nın Ilgın ilçesine bağlı Aşağıçiğil kasabasında doğdum (1950). Selçuk Üniversitesi(SÜ), Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum. Eğitim fakültesinden, edebiyat öğretmenliği pedagojik formasyonu aldım. İstanbul'da gazeteciyim. Yayınlanmış iki kitabım var, biri; Don Kişot Sendromu Ermeni Soykırımı Komedyası, (BKY) 2001-İstanbul, diğeri de; Irak'da Kanlı Şafak/ Şiirler, (MaviWeb) -2004 İstanbul.
http://groups.google.com.tr/group/sefa-koyuncu/web/sefa-koyuncu

Bin yıllık (hatta daha fazla) vezinli kafiyeli şiirimizin yok olup gitmesine ve nesrimizin (düz yazı) devrik/ters cümle ile bozulmasına gönlüm razı olmadığı için, Üçüncü Yeni Akımı'nı kurdum.

1941'de Birinci Yeni (Garip) akımını kuran Orhan Veli Kanık, Garip kitabının ön sözünde "Yeni bir şiir ortaya koymak için, eskiye ait ne varsa (dili bile) ortadan kaldırmak gerektiğini" yazıyor. Bu, insafsızlık ve inkârcılıktır. Bu dönemde Nurullah Ataç ve Nazım Hikmet, Türk düz yazısının temeli olan kurallı cümleyi bozmak için özel gayret sarfetmişlerdir. Hatta, Kemal Tahir'e de devrik cümle yazmasını teklif etmişler ancak, kabul etmemiştir. Kemal Tahir "Bunlar önce cümleyi düzgün (kurallı) yazıyor, sonra da, sonda olan yüklemi başa alıyorlar" diyerek, bunlarla alay etmiştir.

İkinci Yeni döneminde (Ece Ayhan, İlhan Berk, Turgut Uyar, Cemal Süreya vb.) şiirde anlamın gerekli olmadığı öne sürülmüş, bu düşünceyi yansıtan (ölçüsüz-kafiyesiz) şairane nesirler yazılmış; bunlar gençliğe şiir diye sunulmuştur. İkinci Yeni mensupları da, Türkçe'yi bozmak için uğraşmış, maksatlı olarak cümleyi hatta kelimeleri deforme etme yoluna gitmişlerdir.

Birinci ve İkinci Yeni'ye, dönemin dil ve edebiyatçıları tarafından tepki gelmiş olsa da, kabul etmek zorundayız ki, gerek Birinci Yeni, gerekse İkinci Yeni, hedefine varmış; ölçülü kafiyeli şiiri (ve şâirlerini) unutturmuş, düz yazıyı bozmayı da başarmışlardır.

İşte biz bu 'yıkım ekibi'nin edebiyatımızda yaptğı tahribâtı imâr ve gidilen yolun yanlış olduğunu ilân etmek için, Üçüncü Yeni adıyla yola çıktık.

Allah "celle celâlüh" yâr ve yardımcımız olsun. Resulullah "sallallahü aleyhi vesellem" Efendimiz ve yolunda giden ulemâ, üdebâ, şuarâ ve evliyânın "rahmetullahi aleyh" himmet ve şefaatleri üzerimizde olsun. Yolumuz açık olsun... Amin.

Sefa Koyuncu

***

Yazan muhtemelen_kendisi , Şubat 16, 2010

Sefa Hocam;
Nerdeyse her şeyin yozlaştığı bir dönemde, şiir'in ve usta kalemlerin yer aldığı, şair dostların kendilerini ifade edebilmeleri açısından yaptığınız bu çalışma dolayısı ile şahsınızda bütün Üçüncü Yeniyi tebrik ederim.

Firari olsam da, siirler yazmasam da, gerçek saanat ve edebiyatı yaymak olan gayretinizden dolayı sizlere deteği görev adederim.

Bu duygularla, sağlık ve başarı diliyorum.
Tebrikler...

***
...
Yazan ayşe yıldız, Şubat 16, 2010

Hocam saygılar.Hecede ve edebiyatta sonuna kadar yanınızdayım.(ah birde edebiyattan anlasam)Elimden ne gelir bilmem ama geldiği kadar.
selam ve saygılar
 
***

SURDA BİR GEDİK AÇMAK...
Yazan SALİH SEBAHATTİN KARADAĞ, Şubat 17, 2010

Muhterem Üstadım; bir çığır açmak, bir yol tutmak, hülasa-i kelâm bir yerleden tekrar başlamak ve yola devam etmek... İşte Üçüncü Yeni denilince aklıma gelen mâna. Şiirdeki mahirliğiniz bu acizin takdirine muhtaç değildir şüphesiz. Ne var ki mısra mısra orijinal ifadeler muhteşem ötesi bir zenginlik. Başlatmış olduğunuz bu yolda bir yolcu olabilme sevdasıyla saygılarımı sunar, muvaffakiyetler dilerim. S.Sebahattin KARADAĞ/SİVAS
 
***

BEN DE 'ÜÇÜNCÜ YENİ'DEYİM!..
Yazan Abdurrahman, Şubat 17, 2010

Ben de Üçüncü Yeni’deyim" Radyo üçüncü yeni kurulduğu ilk günler de kendimi şairlerin arasın da buldum, Birkaç haftadan sonra üçüncü yenide yayın almaya başladım, güzel dostluklar edindik, beraber güldük beraber ağladık vade üzüldük. Mavi zaman ve üçüncü yeni ailesi bir bütün olarak yolumuza devam etmekteyiz..Başta sefa bey ve diğer kuruculara radyo yayıncılarına başarılarının devamını ve dostlukların daha ilerlemesi dileğimle .Abdurrahman YILDIZ.(Kaçkar53) Rize Çayeli den selamlar sevgiler saygılar.

***

İYİ Kİ ÜÇÜNCÜ YENİ İLE TANIŞTIM
Yazan CEBİR.53, Şubat 17, 2010

Ben de Üçüncü Yeni ile Ayşe Yıldız sayesinde tanıştım. Şiir yazamasam da şiiri seven biriyim. Şiir okurum ve dinlerim. Şiir yazmaktan pek anlamasam da ben de hece den yanayım. Serbest nazım ın şiir yönünün olmadığını düşünüyorum. Biraz da kuralcı olmamdan olsa gerek şiirin de belirli bir nizam için de kafiye ile yazılması gerektiğini düşünüyorum. Tabii burda naçizane fikrimi söylüyorum yoksa ilmini almadığım bir konuda ahkam kesmek istemem. Radyo 3. yeni yi kurmakla ne iyi etmişsiniz sefa hocam. Vatana millete hayırlı olur inşaallah.Başarılarınızın devamı dileğiyle... Hemşinden Selamlar.. Zeynep(Cebir53)
***
BENDE ÜCÜNCÜ YENİDEYİM,,(FAKAT KURALCI DEGİLİM)
Yazan Gündüz TABAKOĞLU, Şubat 18, 2010

BENDE ÜCÜNCÜ YENİDEYİM,,,,,,,(FAKAT KURALCI DEGİLİM)
Şiirde tartışma hic bitmiyecektir bu kesin,,,,,,,
Üzerinde birleşilen tek nokta tanımlaması ne olursa olsun,
Estetigiyle,uyumuyla,,formuyla bir anlatım yazım şeklidir,,,,,,,
Bu dogrudan hareket edince,,,,,
Kanımca.En büyük yanlışlık,,Serbest şiir olarak tanımlanan yazım şeklinin başındaki ''SERBEST''
ifadesinden kaynaklanmaktadır,,
Bunu,,,,,
Bir başı bozukluk,uyumsuzluk,hatta kolaylık olarak yorumlamak cok yanlış,tan öte büyükte bir haksızlıktır,
tabiki,,,
Bu gün ceşitli, amatör sitelerdeki bazı dergilerdeki hatta kitap cıkartmak icin kitap bastıran şiirler arasındaki kötü misaller
serbesti baglamaz,
Bu gecerlilik hece icinde aruz icinde gecerlidir,,,,,,
Bir yazan teknigi ve estetigi bilerek birleştirdikten sonra yazma tercihinde taktir edersinizki serbestir,
Ve zannnedilenin aksine serbeste,de belirli ölcülerde kafiye hatta yarım kafiye kullanılır bu yazanın tercihindedir,
Bunun en güzel örnegini OKTAY RIFAT,,,''kasımpaşa kıyıları tersane-Bir kız sevdi alimallah bir tane''
yine hece duraklarından yararlanan büyük şaiir Orhan Veli,nin ''anlatamam''şiiri neden doyumsuzdur sanırsınız,
Cahit sıtkı,Arif Nihat şiirleri incelenirse haklılıgımı görürsünüz,
Keza serbeste aruzu kullanım inceligini ustalıgını gösteren Behcet NECATİ Bedri Rahmi CAHİT KÜLEBİ Şiirleri önümüzdedir,
tekrarlar ve ikilemler ustası Zeki Ömer Defne''ziller calacak----sizler derslere gireceksiniz---bir bir------ziller calacak---benim icin''
derken etkilenmemek eldemi,,,,,,,,
Birde imge kavgası var şimdi, şiir yazanlarda (her nedense)aslında divan edebiyatındaki mazmun kavramı,,,,,,
Şahsi kanaatim bir düşünceyi bir söylemi sembolize ederek anlatma gayreti,,,,,,sorarım size hangi şiirde yokturki,
Doslarım,,,,
Serbes şiir ismi gibi serbes degildir ve hicte sanıldıgı gibi kolay degildir,,Karalamak adına onca büyük saire yüklenmekte büyük haksızlıktır bence,
İsmini zikretmek istemedigim serbesin sesi dedigim bir dostun iki dizedeki ifade gücüne bakın,,,,''yastıgını gördüm bir gece----
yastıgımı yumrukladım ömrümce''
Güzel insan büyük edebiyatcı Mehmet Turhan,ın bir deyişiyle veda ediyorum size
RUHUNDA ŞAİİRLİKTEN ESER YOKSA BİCİM NE YAPSIN,,,,,,
hoş görünüze sıgınarak,,,,,,,
Saygılarımı sunuyorum,,,,,,,

Gündüz TABAKOĞLU
18/02/2002
İst- Kadiköy

***

yolunuz açık olsun
Yazan kadir yıldız, Şubat 18, 2010

öncelikle emeği geçen herkese teşekkürler
elbetteki şiir
elbetteki hece
yolundayız karınca misali
selamlar saygılar
başarılar
***
Yazan Yunus Karaçöp, Şubat 18, 2010

Sayın Sefa Koyuncunun önderliğinde bir dostumun tavsiyesiyle
ilk kuruculara katıldım..Bir çok şiirim kayıtta mevcut olup
her haliyle Mavi zamanın misyonunun destekçisiyim..

Yunus Karaçöp..yudumyunus

***

"KUTSAL GÖREV"
Yazan Cemile Melek ŞİRİN ELAHMET, Şubat 19, 2010

Hep kutsal bir görev olduğunu düşündüm. Üçüncü Yeni, Kutsal bir görevi üstlendi. Çünkü, amacı bir milleti, dilini, aslını canlı tutmak... O kadar acımasız ve ciddi oyunlarla dilimizi ve özellikle Edebiyat kültürümüzü tahrip etmeye çalışıyorlar ki; eğer onlar aynı hızlla giderlerse ve biz de millet olarak böyle derin uykularda uyumaya devam edersek, belki de tarihte "ilk" defa "bu kadar şanlı geçmişi olan ama dünyadan silinen bir millet olacağız." Ve tarih, ilk defa "tekerrür" etmemiş olacak.
İşte bu vahim sonun gelmemesi için, birliğimizi diri tutan birkaç önemli unsurdan biri olan "dil"imizi krumak için, buradayız. Burada, Edebiyatımızın tam kalbinde...

 

Cemile Melek Şirin

 

 

 

 


LÜTFEN, 3.YENİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZİ YORUM BÖLÜMÜNE EKLEYİNİZ...

 

ÖNEMLİ NOT: Görüşlerinizi buraya eklemekte teknik problem yaşarsanız veya eklediğiniz mesaj görünmezse, lütfen

Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

adresine gönderin, yorumunuzu buraya ekleyelim.

Yorumlar (14)Add Comment
Tabiki de Ücüncü yenideyim
Yazan Nezahat KAYA YILDIZ, Şubat 26, 2010
Tabiki de Ücüncü yenideyim

Geldim , gördüm ve kalmaya karar verdim. Burada kendimi evimde hissediyorum
Üçüncü yeni de şiirlerimizle beraber günlük konuşulan Türk dili açısından temiz bir ortamın ve paydalarin bulunduğu nezih bir kesimle beraber olmak benim icin çok önemlidir.
Siire gelince ; zaman zaman serbest şiirler yazsam dahi benim için hece şiirleri öncelikle gelir .Her hangi bir şiir kitabina veya şiir sitelerine tesadüfen yolum düşmüşse gözlerim ilk önce hece şiirlerini arar.
Kendimi bu ortamda daha yolun başında görsem dahi gönlüm her zaman heceden yana olmuştur.Kalem kağıdı elime aldığım zaman heceye doğru yöneldigimi görüyorum.
Elbetteki serbest siirler de çok güzel yazılanlar vardır ve bazende kafiyeler dizelerin arasına konulmuşsa tadı bir başka oluyor.
Her ne olursa olsun ben şiirleri okuyunca yada yorumlarda dinlerken mısraların arkasından hangi mısra veya hangi kafiye eklenmiş diye düşünmeden edemiyorum.Helede bir mısrada sıkışmış güzel kafiye ve kelimelerin arasındaki anlam bir kitap büyüklügünde anlatilacak manada kendini ifade ediyorsa değmeyin benim keyfime diyorum.
Ben umutsuz degilim ,” tarih tekerrürden ibarettir” lafından yola çıkarsam ve bunu bu ortamdada düşünürsem ,Türk dili ve edebiyatını şiir dalında birileri yıkmaya calışsa da her zaman kendini yenileyen kişiler veya topluluklar donanmış bir şekilde bu bayrağı her zaman taşımaya calışmaktadır. Işte örnek burada . Sayın hocamız Sefa Koyuncu. Ben kendilerine teşekkür ediyorum ve diyorum ki bu ortamı bizlere hazırlayarak düşüncelerimizi fikirlerimizi sunmak firsatını bizlere vermistir.
Selam , sevgi ve saygilarimla.
Nezahat KAYA YILDIZ


Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +8
...
Yazan Hilmi Coşkun, Şubat 26, 2010
Böylesi bir konu üzerinde söylenecek o kadar çok söz var ki Sefa hocam
Ama işte bu sözleri bir araya getirebilmek zor olan
Serbestcilerinde savunması, hece de söz tükendi diyorlar
Ama bulan hala buluyor ,
Balık tutmasını bilmeyene okyanusu versen, burada balık az der ya.
işte öyle
Bende üçüncü yenideyim Sefa hocam.
ve hep olmaya devam edeceğim.
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +2
Hece şiiri üzerine
Yazan Hilmi Coşkun, Şubat 28, 2010
Şiir üzerine
Şiir nedir derseniz, şiir yakalanması zor bir balıktır,
Şaiir ise bu balığı yakalayabilen iyi bir balıkçıdır
Nasıl ki iyi bir balıkçı, oltasını denize atar ve balığın oltaya vurmasını beklerse
şairde günlerce, belki de haftalarca, hatta ve hatta aylarca
bir tek kelimeyi bir tek heceyi bekler. o kelime oltaya vurduğu an
onu öyle bir ustalıkla çekmeye başlar ki
hızını iyi ayarlayabilmelidir, yoksa ya balık kaçar, ya misina kopar
Balığı tutmakla iş bitmemektedir, tuttuğu balığı
önce temizlemesi gerekmektedir, fazla ve uygun olmayan kelimeleri çıkarır
aynen balığın pulları, kafası. ve iç organları gibi
ve devam eder tabi, bu seferde ilave etmesi gereken kelimeler bulmalıdır
nasıl ki temizlenmiş bir balık çiğ çiğ yenmediği gibi
kızartılması için ateşi hazırlamak, una bulamak,
ve kızartıldıkdan sonra ise limonunu, sosunu ne ilave etmesi gerekiyorsa
işte bunları iyi bilmesi gerekir
Ama günümüzde öylesi şairim diyenler türemiştir ki
Özellikle serbestciler, balık tutmasını bilmeyen bu serbestciler
Artık Hece de sözün tıkandığını ifade ederek
adeta Okyanus da bile balığın kalmadığını, iddaa etmektedirler.
adeta düz yazıyı satırlara bölerek, şiir anlayışı içinde
kendilerini kandırmaktalar.
Balıkcılık zordur dostum zooorrrr
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +2
Neden ? Üçüncü Yeni...
Yazan Murat ÖZER, Mart 02, 2010
Öncelikle sanal alemde bir insiyatif teşekkülü. Bir ''Kızıl Elma'' Mefkuresi...Dilde birlik ve düzen; Türkçemizin katledilmesine,tarzanca ve hatta korsanca kullanımını engellemek. İşte öncelikle bu yüzden kaldım, üçüncü yenide.Türü ne olursa olsun. İster şiir ister edebi bir metin, amatör ruhların yürekten inanacakları bir zeminin teşekkül edilmesi gerekmekte. Bu da Üçüncü yeni oluşumu tarafından sağlanmıştı.O halde bu,Karacaoğlan,Yunus Emre ,Dadaloğlu , PirSultan,Mevlana, ve ismini sayfalara sığdıramayacağımız binlerce anlı şanlı Türk büyüğünün , ozanın,kahramanının gittiği yolda yürümek; geçmişten günümüze bizi en değerli paylaşımlara ulaştıracak dil birliği ve Ulus olma mefkuresidir...Köklü ve grameri sağlam bir dilimiz var. Üstelik dünyanın en zengin cümle yapısına sahip... Dileyen şiir yazssın yürekler dolusu, dileyen mektup. Şiir'e gelince; ozanca olmalı halkı coşturmalı, arsitokrat olmalı hicvetmeli bazen yöneticileri....Münakaşalarımızda şiir tadında olmalı, düşlerimizde.
Sonra birden, program sunarken buldum kendimi...Birde arada sırada yazdığım şiirlerim var paylaşıma sunduğum. 'Yeşilçam Kokulu' kimilerine göre naftalin kokan eserler.Tozlu raflardan indirdim onları 6000 (altı bin eser) arşivden çıkıp sizlerle buluştu. Zira hepsi Türkçenin zenginliği, hiç biri şunları kullanmıyor( a.r.o..., a.e.o...,oki...,hb...,hg...,vs.vs.).Gelenekçi olmaya devam edeceğim. Türk örf, anane ve dil kültürünü milli birliği sürdürmemiz bizim geleceğe olan borcumuz. En önemli doktirin, bu dil korunursa kültür yozlaşmasından korkuya ne hacet.
İşte bu değerli paylaşımların olduğu her yerde varım . Radyo dostlarıda oldukça renkli , sorumluluk sahibi ülkesini seven, onurlu,yetenekli sempatik ve samimi insanlar sanal alemde renkli bir partiler üstü insiyatif...Onlarıda buradan tekrar selamlıyorum.
Ana amaç ; 200 bin kelime kapasiteli yeryüzünün en güçlü dillerinden Türkçemizi arı kullanımla dünyaya haykıralım. Şiirler ,Türküler ,Nesirler ,Mektuplar...
Sadece şiirde takılı kalmayalım. Elbette, şiiride Türkçe imla ve ölçülerine göre de yazmaya ehemmiyet göstereceğiz.Hatta ebediyete intikal eden ecdatlarımızı anarak hepsi bizim ,iyisiyle vebaliyle günahıyla... Ben radyo logosunda yer alan (TDB) Mefkuresi idealinin özlemindeyim. Sizlere Büyük Vatansever M.Akif Ersoy ile veda etmek istiyorum.
Üçüncü yeni de olmaya devam...smilies/smiley.gif)))
Saygılarımla
Murat ÖZER

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!


Hoşçakalın ...Dilimizde kalın .


Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +15
DÜŞÜNÜYORUM
Yazan Remzi ÇİNKO, Mart 06, 2010
Aslında Üçüncü Yeni ilk ortaya çıktığında görüşlerimi uzun uzun paylaşmıştım Sefa beyle; ancak bu vesileyle bazı şeyleri yeniden söylemenin faydalı olacağı kanaatindeyim.

Üçüncü Yeni'nin parolası 'Kurallı Nesir, Ölçülü Şiir'dir. Bu parolayla 'Serbest Şiir'e karşıyız mesajını veriyorlar. Ben temelde Serbest Şiir'e karşı değilimi; ancak günümüzde radyolarda, televizyonlarda şiir diye okunan metinlerin şiir olmadığı kanaatindeyim. Hele hele sitelerde yayınlanan çoğu şiir bilgisinden, dil şuurundan, milli kültürden mahrum şeylerin Serbet Şiir olarak isimlendirilmesini, şiir gözüyle bakılıp ciddiye alınmasını ciddiyetsizlik olarak görüyor ve gülünç buluyorum.
Edebiyatımızda duygusal metin olma imtiyazı sadece şiire ait değildir. Pek çok türde duygu yoğunluğu vardır: Romanlarda, Hikayelerde, Tiyatroda, Mektupta vs. Şiir bütün bunların dışında başka bir alem olması itibariyle farklı bir yer tutar edebiyatımızda. Bu yer de sıradan, sonradan edinilmiş bir yer değil; bilakis sözün tarih sahnesine çıkışından itibaren hep başköşe olmuştur. Yazının olmadığı veya yazmanın teknik olarak zor olduğu dönemlerde insanoğlu sözünü kalıcı kılmak için ölüçlü ve kafiyeli (mukaffa söz) söylemek zorunda kalmıştır. Sanat dediğimiz şey de hep zorluklardan, bu zorlukları aşmanın yollarını aramaktan doğmuştur.
Zamanla anlayışlar (her şey gibii) değişiyor. Bunun tabii olduğunu düşünüyorum. Tabii olmayan şeyse bu değişime müdahale etmek, onu şuurlu olarak tabiiliğinin dışında kullanmaktır. 'Serbest Şiir' kavramı da yanlış anlaşıldığı veya hesaplarına öyle geldiği için istismar edilen bir kavram olmuştur. Bu kavram iyi anlaşılmadığı veya yanlış anlaşıldığı için kendini şair hisseden herkes işe serbest yazmakla başlıyor. Bu, binayı çatısından inşaya başlamak gibi garip bir durumdur. Tabii ki ortaya 'eser' diye konan şey de yer ile yeksan bir şey oluyor.
Serbest Şiir diye bir tarz vardır. Bunu yazanlar güzel yazdı; ancak onlardan sonra gelenler işi cıvıttı ve ne yazarlarsa yazsınlar yazdıklarını şiir olarak değerlendirdiler. Bu, yanıldıkları noktaydı. Kim bilir belki de işlerine gelen noktaydı!...
Ben Ahmet Hamdi Tanpınar'ı, Cahit Sıtkı'yı, Nazım Hikmet'i ve günümüzde de birkaç ismi Serbest tarzda beğeniyorum ve (yazdıkları her şeyi değil) yazdıklarını şiir addediyorum.
Üçüncü Yeni'nin ne kadar 'Yeni' olduğunu tartışabiliriz. Bence bu isim bile bunun bir ömrü olacağını, gelip geçici olduğunu ve daha önceki akımlar gibi bir müddet sonra tükeneceğini ima ediyor. Divan Edebiyatı'nda akım var mı? Tabii ki bu hususta birkaç şey söylenebilir; ancak Divan Şiiri'nin baştan sona bir anlayış bütünlüğü içinde olduğunu, yıkılışına kadar bunlardan asla taviz vermediğini inkar edemeyiz. Kaç yüzyıl sürmüş bu edebiyat? Yuvarlak hesapla beş yüz yıl. 1860 Yeni edebiyatın başlangıcı kabul ediliyor. Size o günden bu yana (topu topu yüz elli yıl) sektirmeden 15-20 akım veya dönem sayabilir edebiyat tarihçisi erbabı... Eski tabirli bu herc ü merc içinde edebi eser vücuda getirmek kolay mıdır? Her kafadan bir sesin çıktığı, kimsenin kimseyi beğenmediği; hatta düşmanca bir takım tavırların içine girildiği bir söz piyasasından elle tutulur, herkesin takdirini toplayacak, herkesin zevkine hitap edecek bir esere meydana getirmek mümkün değildir; çünkü anlayışlarımız, kültürümüz, zevklerimiz... hasılı her şeyimiz param parça...
Bence sanat eserlerinin hem içi hem de dışı (şekli yapsı) toplumların içinde bulundukları tarihi şartların sonucudur. Şiirin içinde bulunduğu bu hal-i pür-melal bir sonuçtur sebep değil.
Bence başka ve daha ciddi şeyler yapmak lazım bunun için. İnsanları bu kadar cahil bırakan, onları bu kadar kafa ve gönül bakımından parçalayan sebeplere inmek ve onları halletmek lazım. Bu da tek bir yolla olur: Eğitim...
Biz bu meseleyi hallettiğimiz zaman yine tartışacağız; ama şiir nedir ne değildir değil; hangi şiir daha güzel, daha derin, daha kalitelidir'i tartışacağız. Biz şiirin şekli üzerinde anlaşamıyoruz; kaldı ki içi çok daha girifttir; onda hiç anlaşamayız.
Üçüncü Yeni'nin zihniyetine katılıyorum; ancak uygulamalarda bir takım endişelerim var. Mesela onları fazla keskin buluyorum. Biraz daha müsamahakâr olmaları lazım gelir düşüncesindeyim.
Sevgiler...
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +0
Üçüncü yeni şiir akımını;
Yazan Şöhret, Mart 21, 2010
dilimizde birlik,özümüzde birlik,Türkçemizi en güzel şekliyle kullanmak adına, değerli ve donanımlı şairlerimizin etkisinde dize gelen cümleler akımı olarak naçizane katılımlarım ile desteklemekteyim.
En güzel yarınlara...
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +1
...
Yazan afet, Nisan 01, 2010
Ben de 3. Yenideyim. Sultan yürük tanıştırdı bu akımla. İsmi konusunda bazı sıkıntılar oldu, olacaktır da. Ama isme fazla önem vermiyorum. Önemli olan amaçtır. Kurallı nesir ve kurallı şiir. Kendi adıma nesir konusunu atlamak istiyorum, ben hece şiir yazmaya çalışanlardanım.

3. Yeniyi sadece kuralına uyarak yazmak kalkındırır mı, bunu da yeterli görmüyorum. Şiirlerin içeriğine katmamız gereken özellikler var, bunu defalarca ve her fırsatta arkadaşlara söylesem de çok azı haricinde uyan yok. Şayet bir akım başlatmışsak çok çalışmamız gerekecek. Öncelikle iyi şiir örneklerini sindirerek okumalıyız. Edebi sanatları mutlaka öğrenmeliyiz. Gurubumuzda hâla redifle kafiye farkını bilmeyen hececi arkadaşlar var. Kendilerini eğitmeleri şarttır. Asırlar önce eğitimsiz ( akademik anlamda) ozanlarımızın yazdıklarını aynen taklit ederek bir yere ulaşamayacaklarını bilmeleri gerekir. Aynı kafiyeler, aynı konular, aynı düzenler zaten asırlardır yazılmış, söylenmiştir. Onlardan kat kat üstün olanı yazmaları gerekir ki dikkati çekebilsinler.

Sanatın bir form sorunu olduğuna inanıp iyi ve güzel şiirler yazmaya çalışmalıyız. Herkes kendine özgü imge düzeni oluşturmalıdır. Özgün olan bu imgeler dilin mantığına uygun, dilin kullanım alanını genişletecek nitelikte olmalıdır.
Şiirde ideolojik sapmalara kaymadan okuyucuya estetik haz yaşatacak şiirler yazmalıyız.

Şiiri bir şeyi öğretmek amacıyla değil, duygularımızı okuyucuya en etkili şekilde hissettirmek için yazmalıyız. İstenen etkiyi şiirde kelimelerin ahengiyle sağlayacağımız bilinmelidir. Edebi sanatların bazıları ahenk için gereklidir.

Gizemsellik, bireysellik, simgecilik özellikleriyle, genelde ölüm, masal, rüya, psikolojik haller konuları işlenmelidir.


Tüm gurup üyelerimize başarılar dilerim.
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +0
Üçüncü Yeni'de olmak
Yazan Hanefi Söztutan, Nisan 01, 2010
Efendim bendeniz de ölçülü şiirin, kurallı nesirin tadına varmış bir edebiyat sevdalısı olarak, Üçüncü Yeni saflarına seve seve katıldım. Sefa Ağabey'in bu dâvâya ne kadar emek verdiğini, ne kadar hizmet ettiğini yakinen bilenlerdenim. Onun yanında yer alan diğer şair dostların hepsi birbirinden kıymetli kalemler. Onlarla aynı hareket içinde bulunmak benim için onurdur. Hepinize saygılar sunuyorum.
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +3
ÜÇÜNCÜ YENİ SEFERBERLİĞİ
Yazan KADİR ÇETİN, Nisan 01, 2010
Evet... "Üçüncü Yeni" benim için "yeniden şiir" oldu... 1990 'lı yıllarda ara verdiğim şiire yeniden başlamama esile oldu. Bu vesile ile başta Sefa Koyuncu ve Sultan Yürük olmak üzere tüm "Üçüncü Yeni" mensuplarını selam ve saygılarımı sunar, Sefa Bey'in nezdinde "Üçüncü Yeni" için yazdığım şiiri burada tekrardan paylaşmayı yerinde buluyorum.

SEFA KOYUNCU (ÜÇÜNCÜ YENİ'YE)

Merhaba güzel dost; kutlarım seni,
Bir akım başlattın, ’üçüncü yeni’,
Yürekten sevdirdin sevilmeyeni,
Bizlere yeniden, Sefa Koyuncu!

Duyguları önce yürekten süzmek,
Sonra da ard arda, düzenli dizmek,
Şiiri ölçülü, heceli yazmak,
Bilirdik öteden, Sefa Koyuncu!

Hakikî dostların bağında öten,
Bülbül gibi güle vefa öğreten,
Bu akım, bizlere mirastı zaten,
Atadan, dededen, Sefa Koyuncu!

Bu akıma destek olan dostlara,
Bu şiirden lezzet alan dostlara,
‘Üçüncü yeniyi’ bulan dostlara,
Selamlar gönülden, Sefa Koyuncu!

Kadir’im haddimi bilir söylerim,
Sizlere misafir gelir, söylerim,
Bu sevda uğruna ölür söylerim,
Doğarım o külden, Sefa Koyuncu!

Kadir Çetin/Nazilli/25.02.08

ÜÇÜNCÜ YENİ SEFERBERLİĞİ

Duydum dostlar meclisi var, mert insanlar toplanmış,
Merhaba ey güzel dostlar, sizi görmeye geldim.

Çıraklar hep yan gel yatta, aşk örüyor ustalar,
Aşk üstüne baş koyup da, sevgi örmeye geldim.

Savaş varken batıl ile, cefâ çekmek şandandır,
Sanmayın ki ben buraya, sefâ sürmeye geldim.

"Üçüncü Yeni" adında, seferberlik başlamış,
Duyar duymaz, bu orduya, otağ kurmaya geldim.

Yüreğimde imanım var, ecdadıma sözüm var,
Tarafımı belli ettim; sözde durmaya geldim.

Öz dilime göz dikenler, dinime de göz dikmiş,
”Üçüncü Yeni” saflarında, kalem kırmaya geldim.

Türk oğluyum! Müslüman’ım! Şeref sözü, şan sözü,
Soylularla bir olup da, soysuz vurmaya geldim.

Vatan satan hainleri, hep kahraman yaptılar,
Kanı bozuk sahtelerden, hesap sormaya geldim.

Açsın herkes defterini, eski hesap görülsün,
Hesap versin batakçılar, defter dürmeye geldim.

Nice şanlı üstatların, gittiği nurlu yoldan,
`Surda büyük gedik` gördüm, ben de girmeye geldim.

Velhâsılı neyim varsa; malım, canım, her şeyim,
Kul Mahmud’um; can gönülden, canım vermeye geldim!..

Kadir Çetin

Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +0
ÜÇÜNÇÜ YENİ DİKKATİMİ ÇEKTİ
Yazan Üçüncü Yeni, Nisan 03, 2010
üçüncü yeni

From: ahmet demir ( Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. )
Sent: Monday, March 29, 2010 6:43:51 PM
To: Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Degerli üstadım üçüncü yeni adlı yeni akım fazlasıyla dikkatimi çekti uzun zamandır bende bir çok siteden serbest şiir karşıtlıgım yüzünden kovuldum.Yaklaşık 200-250 arasında hece ile yazdıgım şiir ve bu konuda bir çok denemem var.Gönül arzu ederki bu güzel yolda sizlerle omuz omuza yürümek.Dogunun ücra bir köşesinde edebiyat öğretmeni olarak çalışmaktayım internet aracılıgıyla elimden gelen ne varsa yapmktan mutluluk duyarım.
saygılar sevgiler....

Ahmet demir
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +1
Şiir ve Üçüncü Yeni-Ahmet Demir
Yazan Üçüncü Yeni, Nisan 06, 2010
ŞİİR VE ÜÇÜNCÜ YENİ

Pazar, 04 Nisan 2010

Uzun yıllardır hiçbir engelle karşılaşmayan bu hastalığa son dönemlerde Sefa Koyuncu önderliğinde 3. Yeni adı altında bir grup dur demek için harekete geçti.

Amaçları şiirin ruhunu ve bedenini tekrar bir araya getirmek, şiiri özüne döndürmek olan bu yürekli grup umarız ki milletimizin üstüne bir edebiyat güneşi olarak tekrar doğacaktır. Yürüdükleri bu badireli yolda Allah yar ve yardımcıları olsun…

ŞİİR VE ÜÇÜNCÜ YENİ

Osmanlının son dönemlerinde başlayan büyük salgın hiç hız kesmeden yayılmaya devam ediyor. Çağdaşlık, çağdaşlık inlemeleri arasında batı hayranlığı adını alan; tek ilacı tanımını dahi yapamadıkları özgürlük olan bu salgın yavaş yavaş içimize yerleşmeye devam ediyor. Örfümüze, âdetimize, dinimize işleyen bu hastalık ne yazık ki dil yoluyla edebiyat yoluyla kendine mekân buluyor.

Dünyanın en güçlü edebi mirasına sahip olan milletimizin geçmişle bağlarını koparmak gayesinde olan bu illet son yıllarda edebiyatımızın üstüne kara bir bulut gibi çökmüştür.

Özellikle şiir alanında 1. ve 2. yeni olarak adlandırılan sözde yenileşme çabaları, serbest şiir adı altında vücut bulmuştur. Peki, bu serbest şiir nedir? Edebiyatımıza yeni bir soluk getirdiği söylenen serbest şiir. Kafiyeyi, heceyi yani estetiği olmayan, biçimi silip atan duygu ve düşüncelerin rahatlıkla aktarılması olarak kabul edilen bir tür. Bedeni olmayan ruh gibi… Hâlbuki ruh beden adındaki kalıp olmadan sadece bir yokluktur.

İşte Türk Edebiyatında Garipçilerin sessiz sedasız yapmış oldukları bu devrim sayesinde nerdeyse her fert şair olarak dünyaya gelmeye başladı. Sonuçta düşünce ve duygu her insana mahsus.

Peki, bizler şiirde, edebiyatta yenilik demeyecek miyiz? Yenilik kötü bir şey mi zararlı mı hastalık mı? Tabi ki hayır ama yenilik iyi gideni kötüleştirmek değildir. Yenilik kötü gidene iyi gelecek bir çaba olmalıdır. Garipçilerin yaptığı gibi şiiri basitleştirmek, şiiri şiir olmaktan çıkarmak değildir.

Uzun yıllardır hiçbir engelle karşılaşmayan bu hastalığa son dönemlerde Sefa Koyuncu önderliğinde 3. yeni adı altında bir grup dur demek için harekete geçti. Amaçları şiirin ruhunu ve bedenini tekrar bir araya getirmek, şiiri özüne döndürmek olan bu yürekli grup umarız ki milletimizin üstüne bir edebiyat güneşi olarak tekrar doğacaktır. Yürüdükleri bu badireli yolda Allah yar ve yardımcıları olsun…
Yazan: Ahmet Demir
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +0
ÜÇÜNCÜ YENİ ŞAİRLERİNE SAYGILAR-ZÜBEYDE GÖKBULUT (Gelin)
Yazan Üçüncü Yeni, Nisan 06, 2010

ALLAH YÂR VE YARDIMCINIZ OLSUN SİZLERİN DE.
NE GİREBİLİYORUM NE ŞİİR PAYLAŞABİLİYORUM NE YAZIK Kİ. TEKNİK YÖNÜNE ALIŞAMADIĞIM SİTELER ZOR GELİYOR YAŞIMA.
SAYGILAR ÜÇÜNCÜ YENİ ŞAİRLERİNE

ZUBEYDE GOKBULUT (Gelin)

Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
06 Nisan 2010 15:51
RE: ŞİİR VE ÜÇÜNCÜ YENİ / AHMET DEMİR
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +0
Zât-ı âlîlerinizi cân u gönülden bî-riyâ bir sûrette tebrik ediyor ve aruzda bende varım diyorum...
Yazan Murat Kaya, Nisan 29, 2010
Edebiyatımızı mahvettiler falan felan diye klasik bir tabirle mevzuya girmek istemiyorum.Öncelikle neden böyle oldu nasıl oldu ben daha çok bunları sormak istiyorum.Ne oldu da böyle aruz ve hece birden bire atıldı.Siyasi,içtimai, iktisadi, dini v.s birçok neden...Vay efendim şöyle berbad ettiler böyle taumar ettiler.Bir kere onlar zaten untulup gidecekler bu kesin nitekim öyle de olmadı mı?Orhan Veliyi Melihi kim okuyor.Ha şu da var her heceyle aruzla azan illede sükse yapar diye birşeyde yok halil nihatta aruzla yazıyordu amam Yahya Kemal kadar meşhur olabildi mi?Yolumuz açık hayırlı olur inşallah...

Öpüşür koklaşır vedâ ederiz,
İyi günler deriz, gülümse deriz...
Yeşeren cilveler, tebessümler...
Fe'ilâtün / mefâ'ilün / fe'ilün

İşte budur şiir yaşayan lisânı türkçeye tatbik etmek...
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: -1
...
Yazan Murat Kaya, Nisan 29, 2010

Öpüşür koklaşır vedâ ederiz,
İyi günler deriz, gülümse deriz...
Yeşeren cilveler, tebessümler...
Bûs eder dîde, bir çiçek veririz.
Fe'ilâtün / mefâ'ilün / fe'ilün

İşte budur şiir yaşayan lisânı aruza tatbik etmek...
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: -1

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
eksi not | artı not

busy
Son Güncelleme ( Cuma, 26 Şubat 2010 )
 
< Önceki   Sonraki >

DUYURULAR
SON ŞİİRLER
Aşk Tutsak mı Aksak mı
Şair: t_a_polat
CAN BABAM
Şair: SITKI CİN
KAHVE RENGİ GÖZLERİN
Şair: SITKI CİN
YIKTIM TARUMAR ETTİ
Şair: SITKI CİN
İNSAFSIZ
Şair: SITKI CİN
SON EKLENENLER
SON VİDEOLAR
BU BAYRAKİNMEYECEK
Ekleyen:Mahirbaspinar
Beğenilme:
Tıklama:3983
SEN OLSAN YETER M Baspinar
Ekleyen:Mahirbaspinar
Beğenilme:
Tıklama:3916
Kimler Çevrimiçi
Şuanda 1 konuk çevrimiçi
Ziyaretçi Sayımız
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün22
mod_vvisit_counterDün39
mod_vvisit_counterBu Hafta120
mod_vvisit_counterBu Ay832
mod_vvisit_counterTümü279394
Crystal7 Webdesign Template. This template is released under the GNU/GPL license.
hqtexts.ru - rxonepill.com