|

BEN DE 'ÜÇÜNCÜ YENİ'DEYİM!.. ('Üçüncü Yeni' kaç kişiyiz?) "Ben de Üçüncü Yeni’deyim" diyen, parmak kaldırsın! (Şaka şaka... Yani, bu yazının sonuna ismini ve düşüncelerini yazsın. Kısaca kendini tanıtsın...) Değerli dostlar; 2006 senesinin başlarında, ‘Üçüncü Yeni’ adıyla internette bir çalışma başlattık.
 Öncelikli gâyemiz, ölçülü şiiri (hece-aruz) ön plana çıkarmak; vezinli kafiyeli şiir yazan şâirlerle bu tür şiiri seven dostları bir araya getirerek, güçlü bir edebiyat akımı oluşturmak. 2006 yılından bu yana çok mesafe aldık. Google’da gruplar kurduk: http://sites.google.com/site/3yenigruplari/ Haydi Üçüncü Yeni! Şiirlere musallat, 'Garip' bir hastalık var. Dinleyen olur berbat, okuyan sara tutar. Korsan Hikmet'ler daldı, çaldılar mücevheri. Kuru iskelet kaldı, şiirimizden geri. Nazım Hikmet kuyruğu, Birinci Yeni şiir, Moskova'dan buyruğu, piri Orhan Veli'dir. İkinci Yeni kaos, ya da cinnet şiiri, 'Garip' üstüne bir sos, sanki kürar zehiri. Ece hülyâya daldı, Sezai de Roza'ya, Galiba mahsur kaldı, Ay'da Cemal Süreya. Bunun kimi hayâli, kimi ma'nâyı attı. Bitti nazmın mecâli, şâirleri yan yattı. Ölçü gerekmez diye, lâf yığdılar bir sürü. Şiir adlı vâdiye, estirdiler terörü. Ne ise ki biz geldik, şiiri toplamaya. Üçüncü Yeni dedik, girdik hemen sıraya. Gözümüz yok kolayda, ölçü işi azimdir. Şiir denen sarayda, aruz-hece bizimdir! Har vurup savursa da, hayırsız evlatları, Bilmeliyiz bir sevda, edebî sanatları. Ölçülü yazmak için, aldırmadan yaşına, Şâirler hemen geçin, klavyenin başına! Bunalımda insanlık, dâvet ediyor seni, Şiirine sâhip çık; haydi Üçüncü Yeni! Sefa Koyuncu-31.01.2007 İstanbul
Eklenme Tarihi: 13.02.2007 http://www.siirdefteri.com/index.php?sayfa=siir&siir_id=31506 
Facebook’da ciddi çalışmalarımız var: http://www.facebook.com/reqs.php#!/profile.php?ref=profile&id=1395936343 Ve tabii ki, www.mavizaman.com sitemiz, şâir ve şiirsever dostlarımızın hizmetinde. 
Radyo 3.Yeni, http://ucuncuyeni.blogcu.com/radyo-ucuncu-yeni/4465602 Yayın Yönetmeni Sultan Yürük; sunucular Ayşe Yıldız, Nezahat Yıldız Kaya, Simge, Kadir Çetin, Kadir Yıldız(Yakamoz53), Sultan Gül, Abdurrahmen Yıldız (Kaçkar53), Zeynep (Cebir53), Murat Özer, Selda Dinç, Seray Dinç, Mustafa Zorla, Fatma Karlıdağ, Mustafa Usta (Halkın şâiri) ve daha çok sayıda değerli şâir ve şiirsever dostun gayretleriyle,‘sesli şiir-müzik' ağırlıklı yayınlarına istikrârlı bir şekilde devam ediyor. Üçüncü Yeni Şiiri Grubumuzun yöneticisi Afet Kırat’ın gayretleriyle, 2008 yılının Ekim ayında Mersin Şair ve Yazarlar Derneğinde (MEŞYAD) ilk yıllık toplantımızı gerçekleştirdik. Dernek Başkanı Abidin Güneyli ve dernek üyesi dostlara müteşekkiriz. Çalışmalarımız ilgiyle izlendi. Benim konu ile ilgili yazdıklarımın yanı sıra Muammer Erkul, Mehmet Pektaş, Nuh Keniş, Nihat Kaçoğlu, Harika Ufuk, Cemile Melek Şirin, Kadir Çetin, gazete ve internet sitelerinde, Üçüncü Yeni’yi ciddi ma’nâda anlatan, tanıtan, müdafaa eden yazılar yazdılar. (Bunlar doğrudan 3.Yeni’yi anlatan yazılardır. Bu konuda yazı yayınlayıp da, zikretmeyi unuttuğum dostlar, lütfen hatırlatsın, buraya ismini ekleyelim…) 
DENİZ BİTTİ...
İhtiyaç var tımara, azgın aygır çit deldi, Yıkılanı imâra, 'Üçüncü Yeni' geldi.
Serbest vezin dediler, şiiri koymadılar, Ma'nâyı da yediler, yine de doymadılar.
Birer şâir timsâli gördü bir diğerini, Kelle yağır misâli övdüler birbirini.
İkinci Yeni yeri tımarhâne gibiydi; Saçmalıklar meşheri, 'Öküz' adlı dergiydi.
Ece Ayhan da böyle, şiire mezar kazdı; Kendi ifadesiyle, 'Öküzlemeler' yazdı.
Bir ve İkinci yeni, pes doğrusu dedirtti, Kalmadı bir bileni, şiirde deniz bitti.
'Üçüncü Yeni' bizim hece-aruzla şiir; Sen de katıl azizim, hesap devri bu devir!
Sefa Koyuncu
http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=15381&siir=884882

Önümüzdeki aylarda, bütün bu çalışmalarımızı derli toplu bir kitap halinde, kamuoyuna ve yetkili mercilere (Milli Eğitim ve Kültür Bakanlıkları başta olmak üzere…) takdim etmeyi düşünüyoruz. Bunu yapmadan önce, bir kamuoyu yoklaması yapmaya var mısınız? Sahi biz 'Üçüncü Yeni' kaç kişiyiz… Hakkımızda kim ne düşünüyor? Lütfen yazın da, boyumuzun ölçüsünü alalım. Selam, sevgi ve saygılarımla… Sefa Koyuncu
Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Önemli not: Şâir-yazar dostlarımızın yanı sıra, yazmayan ancak ölçülü kafiyeli şiirden zevk alan, Üçüncü Yeni'nin hedeflerine inanan ve başarıya ulaşması için destek veren her arkadaş da buraya görüşlerini eklerse seviniriz... Yazımızın girişinde ne demiştik: "Ben de Üçüncü Yeni’deyim" diyen, parmak kaldırsın! (Şaka şaka... Yani, bu yazının sonuna ismini ve düşüncelerini yazsın. Kısaca kendini tanıtsın...) ŞİİRDE VEZİN VE ŞİİRSEL YAKLAŞIM
>Cemil Yıldız - Edebiyat defteri http://www.edebiyatdefteri.com/yazioku.asp?id=10579 Cevgili canlar ve şiir dostlarım;
Bu gün sizlerle şiir hakkında fikirlerimden oluşan bir söyleşi yapmak istedim. Şiir duygu ve düşünceleri şairinin yüreğinden geçtiği gibi yazıya dökmesi değildir.Günümüzde görüyorum ki düz yazı yazar gibi şiirler yazılmaktadır.Bu şiir değil olsa olsa düşüncelerin yan yana akıcı bir şekilde yazıldığı düz yazıdır ve "şiirsel "diye tarafımca adlandırılmaktadır. Ben bu türe bu ismin daha çok yakışacağını düşünüyorum. Şiirin yapısında vezin vardır. Anlamı veren birazda o dur.Zor olanda bu dur zaten şiirde.Yoksa düşüncelerini yan yana sırala birde dizeler oluştur olsun sana şiir. Vezinsiz şiir düz yazıdan ibarettir. Bunun şairlerimizce de bilinmesi gerekmektedir.Vezinsiz bir yazı olsa olsa "Şiirsel" dir benim fikrime göre. Şairlerimizin işin kolayına kaçmadan şiiri şiir gibi yazması dileklerimle. *** ceylani 03 Ağustos 2009 Pazartesi 22:33:22 Şiirin özet tanımı Bence de şiir düz yazıdan çok farklı olmalı .. şiir dedin mi söylerken zevk alınmalı dil kendiliğinden dönmeli. kafiye şiire de anlamı darlaştırmayacak kadar katmalı.. duraklara gelince ahengin vazgeçilmezi onlarr.. vezine gelince şiiri şiir yapan o ama anlamı zincirlememeli ılımlıo olmalıııı *** AHMET ACAR | ahmet ACAR 05 Mayıs 2009 Salı 15:21:03 ŞİİRDE VEZİN VE ŞİİRSEL YAKLAŞIM Cevgili canlar ve şiir dostlarım; Bu gün sizlerle şiir hakkında fikirlerimden oluşan bir söyleşi yapmak istedim. Şiir duygu ve düşünceleri şairinin yüreğinden geçtiği gibi yazıya dökmesi değildir.Günümüzde görüyorum ki düz yazı yazar gibi şiirler yazılmaktadır.Bu şiir değil olsa olsa düşüncelerin yan yana akıcı bir şekilde yazıldığı düz yazıdır ve "şiirsel "diye tarafımca adlandırılmaktadır. Ben bu türe bu ismin daha çok yakışacağını düşünüyorum. Şiirin yapısında vezin vardır. Anlamı veren birazda o dur.Zor olanda bu dur zaten şiirde.Yoksa düşüncelerini yan yana sırala birde dizeler oluştur olsun sana şiir. Vezinsiz şiir düz yazıdan ibarettir. Bunun şairlerimizce de bilinmesi gerekmektedir.Vezinsiz bir yazı olsa olsa "Şiirsel" dir benim fikrime göre. Şairlerimizin işin kolayına kaçmadan şiiri şiir gibi yazması dileklerimle. VERMİŞ OLDUĞUNUZ ÇOK AMA ÇOK DEĞERLİ BİLGİLERDEN ÖTÜRÜ EN SAMİMİ DİLEKLERİMLE TEŞEKKÜR EDER SYAGILAR SUNARIM.
*** Yunus Karaçöp 16 Ocak 2009 Cuma 03:17:38 Üstadım.. Ben hececiyim Üçüncü Yeni'de de yazıyorum. Bu nedenle tarafım ve size olduğu gibi katılıyorum.. Kutlarım güzel bir tesbit ve tarafınızdan cesurca dillendirme...Çünkü serbestçiler biraz alıngandırlar.. Ben şiir ve dili yazarken çok tepki almıştım ama iyi oldu peşine şiir ve şairi yazdım... Selam ve muhabetlerimle..yunus karaçöp..yudumyunus *** muratkartal | Murat Kartal 12 Eylül 2008 Cuma 17:17:23 Her yazının edebi dalların güzel sanatların olsun bir kalıbı ölçüsü vardır... Ama bu kalıplar ölçüleer aşılmamalı demekdeğildir... Bir insan bir yerde saymakla hayatı bitirmemelidir... Duygularına dil olan yazıdır adı ne konursa konsun kim tarafından olursa olsun kanaatimce yolunda ilerlemelidir... Ekol olabilmek güzeldir...Özgün günlere... *** kemal yavuz 23 Ağustos 2008 Cumartesi 11:30:49 Yorumunuzdan kendime düşeni alabilirim umarım.aydınlattığınız için sagolun hocam. *** kaybedecek zaman yok | elif bastug 13 Temmuz 2008 Pazar 14:01:31 ewt doğru tespit etmişsiniz bende şiirsel im. sevgiyle... *** RIZA ÖZCAN | Rıza Özcan 10 Temmuz 2008 Perşembe 15:23:54 "ŞİİRSEL" demekle bu tarza tıpatıp uyan bir adlandırma yapmışsınız.Sizi tebrik ediyorum. Fikrinize katılıyorum. Şiir yazma çabası içinde olan bütün kardeşlerimiz geleneklerimize sahip çıkarak Milli tarza yönelseler, bu mecrada yol alsalar ne güzel olurdu.. İnşallah o günleri görürüz.Saygı ve selamlarımla *** kadircetin | Kadir Çetin 07 Mart 2008 Cuma 23:55:43 Cemil'cim...Önce merhaba...Yazın ve yazılan usta yorum için tebrikler...Ben de aynı sizler gibi düşünüyor ve yazıyorum. Üstad Sefa Koyuncu ve arkadaşlarının başlattığı 'Üçüncü Yeni' ye destek olmaya çalışıyorum...ÜÇÜNCÜ YENİ: ÖLÇÜLÜ ŞİİR, KURALLI NESİR... http://www.mavizaman.com -
Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. ... Şiirlerin ve içindeki duygu seli, ifade şeklin güzel...İnşaallah vakit buldukca ayrı ayrı yorumlamaya çalışacağım...Daha yeniyim burda çünkü... ... Ayrıca; habernews.com ve mavi zaman'da yazıyorum ...Vakit bulur bir uğrarsan bir ara sevinirim... Selam eder, başarılar dilerim. Kadir Çetin *** AHMET TURANOĞLU | AHMET TURANOĞLU 07 Mart 2008 Cuma 17:28:16 ARUZ!..SERBEST NAZIM!... HECE ÖLÇÜSÜ !... Türk’ün şiir demeti ! Sagu,koşuk öncedir... Hoca Ahmet "Hikmet"i ; Mani yedi hecedir!.. Köy türküsü gelir dile, Koşma,destan vurduk tele, İlahiler nefes bile ; Sekiz hece imecedir !..
Sarma,çapraz,düzdür uyak örgüsü, Yarım,tam,zengindir kafiye süsü, Duraklı-duraksız hece ölçüsü ; Ahenkte on birlik üst derecedir!...
Arap-Fars’ın aruzu Divan’da daha canlı, Batının serbest nazmı kolaylıkla nişanlı, Üstatlar kaleminde başka bir heyecanlı; Her ölçüye amenna!On dörtlük tam bizcedir !..
=====QQQ******** RÜBAÎ Bülbülde/ figan varsa/ kulak asma/ aşıktır! Dut yutsa/ sakın kanma/ hayat çok ka/rışıktır. Bir gün çı/kacak karşı/ma elbette/ o sultan; Manzende/ kalmış kalbe/ yarın fikri/ ışıktır! .. aruz vezni:Mef-û-lü / me-fâ-î-lü / me-fâ-î-lü / fe-û-lün ::::::::::::::::::::: EMEK VERİLEN,ÖZGÜN VE SAMİMİ HER ÖLÇÜDEKİ ŞİİR TARZI BAŞIMIZIN TACIDIR. HECE ÖLÇÜSÜNE YAZARAK,OKUYARAK GÖNÜL VERENLERE BU ÖLÇÜNÜN TİRYAKİSİ OLARAK HER TÜRLÜ YARDIM KAPILARIMIN AÇIK OLDUĞUNU ARZ ETMEK İSTEDİM. KAYNAK: http://www.edebiyatdefteri.com/yazioku.asp?id=10579 ... Yazan Sefa Koyuncu, Şubat 16, 2010
NEDEN ÜÇÜNCÜ YENİ'DEYİM... Evet, ilk mesajı yazarak, 3.Yeni yolu açmış olayım. Konya'nın Ilgın ilçesine bağlı Aşağıçiğil kasabasında doğdum (1950). Selçuk Üniversitesi(SÜ), Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum. Eğitim fakültesinden, edebiyat öğretmenliği pedagojik formasyonu aldım. İstanbul'da gazeteciyim. Yayınlanmış iki kitabım var, biri; Don Kişot Sendromu Ermeni Soykırımı Komedyası, (BKY) 2001-İstanbul, diğeri de; Irak'da Kanlı Şafak/ Şiirler, (MaviWeb) -2004 İstanbul. http://groups.google.com.tr/group/sefa-koyuncu/web/sefa-koyuncu Bin yıllık (hatta daha fazla) vezinli kafiyeli şiirimizin yok olup gitmesine ve nesrimizin (düz yazı) devrik/ters cümle ile bozulmasına gönlüm razı olmadığı için, Üçüncü Yeni Akımı'nı kurdum. 1941'de Birinci Yeni (Garip) akımını kuran Orhan Veli Kanık, Garip kitabının ön sözünde "Yeni bir şiir ortaya koymak için, eskiye ait ne varsa (dili bile) ortadan kaldırmak gerektiğini" yazıyor. Bu, insafsızlık ve inkârcılıktır. Bu dönemde Nurullah Ataç ve Nazım Hikmet, Türk düz yazısının temeli olan kurallı cümleyi bozmak için özel gayret sarfetmişlerdir. Hatta, Kemal Tahir'e de devrik cümle yazmasını teklif etmişler ancak, kabul etmemiştir. Kemal Tahir "Bunlar önce cümleyi düzgün (kurallı) yazıyor, sonra da, sonda olan yüklemi başa alıyorlar" diyerek, bunlarla alay etmiştir. İkinci Yeni döneminde (Ece Ayhan, İlhan Berk, Turgut Uyar, Cemal Süreya vb.) şiirde anlamın gerekli olmadığı öne sürülmüş, bu düşünceyi yansıtan (ölçüsüz-kafiyesiz) şairane nesirler yazılmış; bunlar gençliğe şiir diye sunulmuştur. İkinci Yeni mensupları da, Türkçe'yi bozmak için uğraşmış, maksatlı olarak cümleyi hatta kelimeleri deforme etme yoluna gitmişlerdir. Birinci ve İkinci Yeni'ye, dönemin dil ve edebiyatçıları tarafından tepki gelmiş olsa da, kabul etmek zorundayız ki, gerek Birinci Yeni, gerekse İkinci Yeni, hedefine varmış; ölçülü kafiyeli şiiri (ve şâirlerini) unutturmuş, düz yazıyı bozmayı da başarmışlardır. İşte biz bu 'yıkım ekibi'nin edebiyatımızda yaptğı tahribâtı imâr ve gidilen yolun yanlış olduğunu ilân etmek için, Üçüncü Yeni adıyla yola çıktık. Allah "celle celâlüh" yâr ve yardımcımız olsun. Resulullah "sallallahü aleyhi vesellem" Efendimiz ve yolunda giden ulemâ, üdebâ, şuarâ ve evliyânın "rahmetullahi aleyh" himmet ve şefaatleri üzerimizde olsun. Yolumuz açık olsun... Amin. Sefa Koyuncu *** Yazan muhtemelen_kendisi , Şubat 16, 2010 Sefa Hocam; Nerdeyse her şeyin yozlaştığı bir dönemde, şiir'in ve usta kalemlerin yer aldığı, şair dostların kendilerini ifade edebilmeleri açısından yaptığınız bu çalışma dolayısı ile şahsınızda bütün Üçüncü Yeniyi tebrik ederim. Firari olsam da, siirler yazmasam da, gerçek saanat ve edebiyatı yaymak olan gayretinizden dolayı sizlere deteği görev adederim. Bu duygularla, sağlık ve başarı diliyorum. Tebrikler... *** ... Yazan ayşe yıldız, Şubat 16, 2010 Hocam saygılar.Hecede ve edebiyatta sonuna kadar yanınızdayım.(ah birde edebiyattan anlasam)Elimden ne gelir bilmem ama geldiği kadar. selam ve saygılar *** SURDA BİR GEDİK AÇMAK... Yazan SALİH SEBAHATTİN KARADAĞ, Şubat 17, 2010 Muhterem Üstadım; bir çığır açmak, bir yol tutmak, hülasa-i kelâm bir yerleden tekrar başlamak ve yola devam etmek... İşte Üçüncü Yeni denilince aklıma gelen mâna. Şiirdeki mahirliğiniz bu acizin takdirine muhtaç değildir şüphesiz. Ne var ki mısra mısra orijinal ifadeler muhteşem ötesi bir zenginlik. Başlatmış olduğunuz bu yolda bir yolcu olabilme sevdasıyla saygılarımı sunar, muvaffakiyetler dilerim. S.Sebahattin KARADAĞ/SİVAS *** BEN DE 'ÜÇÜNCÜ YENİ'DEYİM!.. Yazan Abdurrahman, Şubat 17, 2010 Ben de Üçüncü Yeni’deyim" Radyo üçüncü yeni kurulduğu ilk günler de kendimi şairlerin arasın da buldum, Birkaç haftadan sonra üçüncü yenide yayın almaya başladım, güzel dostluklar edindik, beraber güldük beraber ağladık vade üzüldük. Mavi zaman ve üçüncü yeni ailesi bir bütün olarak yolumuza devam etmekteyiz..Başta sefa bey ve diğer kuruculara radyo yayıncılarına başarılarının devamını ve dostlukların daha ilerlemesi dileğimle .Abdurrahman YILDIZ.(Kaçkar53) Rize Çayeli den selamlar sevgiler saygılar. *** İYİ Kİ ÜÇÜNCÜ YENİ İLE TANIŞTIM Yazan CEBİR.53, Şubat 17, 2010 Ben de Üçüncü Yeni ile Ayşe Yıldız sayesinde tanıştım. Şiir yazamasam da şiiri seven biriyim. Şiir okurum ve dinlerim. Şiir yazmaktan pek anlamasam da ben de hece den yanayım. Serbest nazım ın şiir yönünün olmadığını düşünüyorum. Biraz da kuralcı olmamdan olsa gerek şiirin de belirli bir nizam için de kafiye ile yazılması gerektiğini düşünüyorum. Tabii burda naçizane fikrimi söylüyorum yoksa ilmini almadığım bir konuda ahkam kesmek istemem. Radyo 3. yeni yi kurmakla ne iyi etmişsiniz sefa hocam. Vatana millete hayırlı olur inşaallah.Başarılarınızın devamı dileğiyle... Hemşinden Selamlar.. Zeynep(Cebir53) *** BENDE ÜCÜNCÜ YENİDEYİM,,(FAKAT KURALCI DEGİLİM) Yazan Gündüz TABAKOĞLU, Şubat 18, 2010 BENDE ÜCÜNCÜ YENİDEYİM,,,,,,,(FAKAT KURALCI DEGİLİM) Şiirde tartışma hic bitmiyecektir bu kesin,,,,,,, Üzerinde birleşilen tek nokta tanımlaması ne olursa olsun, Estetigiyle,uyumuyla,,formuyla bir anlatım yazım şeklidir,,,,,,, Bu dogrudan hareket edince,,,,, Kanımca.En büyük yanlışlık,,Serbest şiir olarak tanımlanan yazım şeklinin başındaki ''SERBEST'' ifadesinden kaynaklanmaktadır,, Bunu,,,,, Bir başı bozukluk,uyumsuzluk,hatta kolaylık olarak yorumlamak cok yanlış,tan öte büyükte bir haksızlıktır, tabiki,,, Bu gün ceşitli, amatör sitelerdeki bazı dergilerdeki hatta kitap cıkartmak icin kitap bastıran şiirler arasındaki kötü misaller serbesti baglamaz, Bu gecerlilik hece icinde aruz icinde gecerlidir,,,,,, Bir yazan teknigi ve estetigi bilerek birleştirdikten sonra yazma tercihinde taktir edersinizki serbestir, Ve zannnedilenin aksine serbeste,de belirli ölcülerde kafiye hatta yarım kafiye kullanılır bu yazanın tercihindedir, Bunun en güzel örnegini OKTAY RIFAT,,,''kasımpaşa kıyıları tersane-Bir kız sevdi alimallah bir tane'' yine hece duraklarından yararlanan büyük şaiir Orhan Veli,nin ''anlatamam''şiiri neden doyumsuzdur sanırsınız, Cahit sıtkı,Arif Nihat şiirleri incelenirse haklılıgımı görürsünüz, Keza serbeste aruzu kullanım inceligini ustalıgını gösteren Behcet NECATİ Bedri Rahmi CAHİT KÜLEBİ Şiirleri önümüzdedir, tekrarlar ve ikilemler ustası Zeki Ömer Defne''ziller calacak----sizler derslere gireceksiniz---bir bir------ziller calacak---benim icin'' derken etkilenmemek eldemi,,,,,,,, Birde imge kavgası var şimdi, şiir yazanlarda (her nedense)aslında divan edebiyatındaki mazmun kavramı,,,,,, Şahsi kanaatim bir düşünceyi bir söylemi sembolize ederek anlatma gayreti,,,,,,sorarım size hangi şiirde yokturki, Doslarım,,,, Serbes şiir ismi gibi serbes degildir ve hicte sanıldıgı gibi kolay degildir,,Karalamak adına onca büyük saire yüklenmekte büyük haksızlıktır bence, İsmini zikretmek istemedigim serbesin sesi dedigim bir dostun iki dizedeki ifade gücüne bakın,,,,''yastıgını gördüm bir gece---- yastıgımı yumrukladım ömrümce'' Güzel insan büyük edebiyatcı Mehmet Turhan,ın bir deyişiyle veda ediyorum size RUHUNDA ŞAİİRLİKTEN ESER YOKSA BİCİM NE YAPSIN,,,,,, hoş görünüze sıgınarak,,,,,,, Saygılarımı sunuyorum,,,,,,, Gündüz TABAKOĞLU 18/02/2002 İst- Kadiköy *** yolunuz açık olsun Yazan kadir yıldız, Şubat 18, 2010 öncelikle emeği geçen herkese teşekkürler elbetteki şiir elbetteki hece yolundayız karınca misali selamlar saygılar başarılar *** Yazan Yunus Karaçöp, Şubat 18, 2010 Sayın Sefa Koyuncunun önderliğinde bir dostumun tavsiyesiyle ilk kuruculara katıldım..Bir çok şiirim kayıtta mevcut olup her haliyle Mavi zamanın misyonunun destekçisiyim.. Yunus Karaçöp..yudumyunus *** "KUTSAL GÖREV" Yazan Cemile Melek ŞİRİN ELAHMET, Şubat 19, 2010 Hep kutsal bir görev olduğunu düşündüm. Üçüncü Yeni, Kutsal bir görevi üstlendi. Çünkü, amacı bir milleti, dilini, aslını canlı tutmak... O kadar acımasız ve ciddi oyunlarla dilimizi ve özellikle Edebiyat kültürümüzü tahrip etmeye çalışıyorlar ki; eğer onlar aynı hızlla giderlerse ve biz de millet olarak böyle derin uykularda uyumaya devam edersek, belki de tarihte "ilk" defa "bu kadar şanlı geçmişi olan ama dünyadan silinen bir millet olacağız." Ve tarih, ilk defa "tekerrür" etmemiş olacak. İşte bu vahim sonun gelmemesi için, birliğimizi diri tutan birkaç önemli unsurdan biri olan "dil"imizi krumak için, buradayız. Burada, Edebiyatımızın tam kalbinde... Cemile Melek Şirin LÜTFEN, 3.YENİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZİ YORUM BÖLÜMÜNE EKLEYİNİZ...
ÖNEMLİ NOT: Görüşlerinizi buraya eklemekte teknik problem yaşarsanız veya eklediğiniz mesaj görünmezse, lütfen
Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. adresine gönderin, yorumunuzu buraya ekleyelim.
|
Geldim , gördüm ve kalmaya karar verdim. Burada kendimi evimde hissediyorum
Üçüncü yeni de şiirlerimizle beraber günlük konuşulan Türk dili açısından temiz bir ortamın ve paydalarin bulunduğu nezih bir kesimle beraber olmak benim icin çok önemlidir.
Siire gelince ; zaman zaman serbest şiirler yazsam dahi benim için hece şiirleri öncelikle gelir .Her hangi bir şiir kitabina veya şiir sitelerine tesadüfen yolum düşmüşse gözlerim ilk önce hece şiirlerini arar.
Kendimi bu ortamda daha yolun başında görsem dahi gönlüm her zaman heceden yana olmuştur.Kalem kağıdı elime aldığım zaman heceye doğru yöneldigimi görüyorum.
Elbetteki serbest siirler de çok güzel yazılanlar vardır ve bazende kafiyeler dizelerin arasına konulmuşsa tadı bir başka oluyor.
Her ne olursa olsun ben şiirleri okuyunca yada yorumlarda dinlerken mısraların arkasından hangi mısra veya hangi kafiye eklenmiş diye düşünmeden edemiyorum.Helede bir mısrada sıkışmış güzel kafiye ve kelimelerin arasındaki anlam bir kitap büyüklügünde anlatilacak manada kendini ifade ediyorsa değmeyin benim keyfime diyorum.
Ben umutsuz degilim ,” tarih tekerrürden ibarettir” lafından yola çıkarsam ve bunu bu ortamdada düşünürsem ,Türk dili ve edebiyatını şiir dalında birileri yıkmaya calışsa da her zaman kendini yenileyen kişiler veya topluluklar donanmış bir şekilde bu bayrağı her zaman taşımaya calışmaktadır. Işte örnek burada . Sayın hocamız Sefa Koyuncu. Ben kendilerine teşekkür ediyorum ve diyorum ki bu ortamı bizlere hazırlayarak düşüncelerimizi fikirlerimizi sunmak firsatını bizlere vermistir.
Selam , sevgi ve saygilarimla.
Nezahat KAYA YILDIZ