ŞİİRMETRE
GÜNÜN ŞİİRİ
HAFTANIN ŞİİRİ
MAVİ YILDIZLI ŞİİR
ÜYE GİRİŞİ
ANA MENÜ
ANASAYFAŞİİRLERNETWORKVİDEOLARRADYOGRUPLAR
KİM VARDI
t_a_polat (tülay)
(2017-07-25 00:17:27)
SITKI CİN (sıtkı cin)
(2017-06-18 14:28:28)
Hanefi Söztutan (Hanefi Söztutan)
(2016-07-31 18:40:51)
Osman AVCI (Ömer Osman AVCI)
(2016-01-29 13:33:02)
Admin (Üçüncü Yeni)
(2014-12-25 09:57:16)
MAVİ WEB
YAYINLARIMIZ
WEB TASARIM
ACTAMEDYA
SPOREKSTRA
Html Module


ŞİİR YAZARKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? / Kadir ÇETİN PDF Yazdır e-Posta
Yazan Üçüncü Yeni   
Çarşamba, 07 Eylül 2011

meftun

KADİR ÇETİN

Sual: Kaliteli bir şiir yazarken neye dikkat etmelidir?
CEVAP
İki hususa dikkat etmek gerekir. Bunun biri yoksa, diğeri ne kadar güzel olsa da şiir vasfını kazanamaz.1-Ölçü ve kafiye yönünden uygun olması, 2- Manaların hem düzgün olması, hem de birbirini tamamlaması gerekir. Bunları birer örnekle bildirelim:

ŞİİR YAZARKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? / Kadir ÇETİN
    
Pazar, 14 Ağustos 2011 


Sual: Kaliteli bir şiir yazarken neye dikkat etmelidir?
CEVAP
İki hususa dikkat etmek gerekir. Bunun biri yoksa, diğeri ne kadar güzel olsa da şiir vasfını kazanamaz.
1- Ölçü ve kafiye yönünden uygun olması,
2- Manaların hem düzgün olması, hem de birbirini tamamlaması gerekir.
Bunları birer örnekle bildirelim:

Ölçü yönünden uygun olması:

Günümüzde aruz vezniyle yazan kalmadığı için hece vezinlerine örnek veriyoruz. Hece vezinleri çoksa da, daha çok 7, 8, 11 ve 14 heceli olanlar kullanılmaktadır. Hece sayısının tutmasından başka, bir de kalıplarının uygun olması gerekir.

7 heceliye bir örnek:

Bu da 3+4 ve 4+3 hece kalıbıyla veya kalıpsız yazılır.

3+4 heceye bir örnek:

Bülbülün / ötüşünü,
Güneşin / batışını,
Kalblerin / atışını,
Yaratan /elbet vardır.

4+3 heceye bir örnek:

Kurtuluştur / insana,
Ulaştırır / ihsana,
Kavuşturur / imana,
La ilahe / illallah…

7 hece, fakat kalıpsıza örnek:

Eğer uğrarsan derde,
Muhtaç olma namerde,
Şifa umulan yerde,
Hemen çıkar ağlarız.

Böyle kalıpsız olanlar makbul sayılmıyor. Şiir olarak okumak zor oluyor ve okunuşunda bir düzgünlük olmuyor. Besteye de pek gelmiyor. 3+4 veya 4+3 kalıplı olanların okunması da kolay oluyor.

8 heceliye bir örnek:

Bu da 3+5, 5+3 ve 4+4 hece kalıbıyla yazılır.

3+5 heceliye bir örnek:

En büyük / devletimizdir.
Gücümüz / kuvvetimizdir.
Methetmek / mümkün değildir.
Sebeb-i / nimetimizdir.

5+3 heceliye bir örnek:

Dost bahçesinde / yatarım,
Kaygılarımı / atarım,
Satılacağı / satarım,
Kimseler hesap / soramaz.

4+4 heceliye bir örnek:

Umduğuna / eremezsin,
Bu devranı / süremezsin,
Ahbabını / göremezsin,
Yakar bizi / dost hasreti.

11 heceliye bir örnek:

Bu da 6+5 ve 4+4+3 hece kalıbıyla yazılır.

6+5 heceliye bir örnek:

Kimi hocayım der, / kimisi derviş,
Cahiller yanına / postunu sermiş,
Zannederler bunu / âlim ve ermiş,
Mahşer günü nasıl / hesap verecek?

4+4+3 heceliye bir örnek:

Bir gün olur,/ götürürler/evinden,
Kurtuluş yok, /Azrail’in/ elinden,
Allah adı /hiç düşmesin /dilinden,
Bin yıl uzun/ ömrün olsa, /ne fayda?

14 heceliye bir örnek:

Bunun kalıbı 7+7 hecedir.
Bir örnek verelim:

Ehl-i sünnet kitabı, /oku inat eyleme!
Fırsat eldeyken uyan, /ömrü berbat eyleme!
Yarın mahşer gününde,/ boşa feryat eyleme!
Doğruluktan ayrılma, /Hak utandırmaz seni.

Kafiyeler:
Kalıplar böyle uygun ise, bir de kafiyelerine bakılır. Kafiye çeşitleri şöyledir:

1- Yarım Kafiye: Mısra sonlarında tek ses benzeşmesine dayanan kafiyedir.
Adıdır onun Gafur,
Kapısı açık durur,
Af dileyen af bulur,
Allah bes baki heves.

2- Tam Kafiye: Mısra sonlarında iki sesin benzeşmesine dayanan kafiyedir.
Her ten biter bir dertle,
İş yapılmaz namertle,
Uğraşma hiç bir fertle!
Allah bes, baki heves.

3- Zengin Kafiye: Mısra sonlarında üç ve daha fazla sesin benzeşmesiyle meydana gelen kafiyedir. Buna tunç kafiye de denmektedir.
Sünnetlerden kaçarsa,
Bid’atleri saçarsa,
Küfre kucak açarsa,
O süper bir sapıktır.

Görünüşe kanmamalı,
Bâtılı hak sanmamalı,
Cehennemde yanmamalı,
Gün doğmadan neler doğar.

4- Cinaslı Kafiye: Okunuşları ve yazılışları aynı; ancak anlamları farklı olan kelimelerle yapılan kafiyedir. Birkaç örnek:

Sanki oluk gibi kan akar da yara sızlar.
Yaralının halini bilemez yarasızlar!

Acep niçin açmış böyle gül erken,
Kapatmalı ağzımızı gülerken.

Yalan değil sözlerim,
Kan ağlıyor gözlerim,
Kardeş senin yolunu
Ölene dek gözlerim.

Redif:
Mısra sonlarında yazılışları, okunuşları, anlamları ve görevleri aynı olan eklerin, kelime ve kelime gruplarının tekrar edilmesidir. Redifin de çeşitleri var. Kelime halindeki rediflere bir iki örnek verelim:
Doğru söylesem halk razı olmaz,
Eğri söylesem Hak razı olmaz.

Dine uymak ar değildir,
Dünya bize yâr değildir,
Haram mallar kâr değildir,
Gün doğmadan neler doğar.

Mana yönü:

Kafiyeler ne kadar düzgün ve zengin olursa olsun, manası uygun değilse veya birbirini tamamlamıyorsa kıymeti olmaz. Böyle uydurma şiirler için, (Dam başında saksağan vur beline kazmayı) derler. Bir örnek:

Sabah erken yatıyorum,
Ormanları satıyorum,
Yıldızları aldım ele,
Tutanlara atıyorum.

En önemlisi de, şiir dine aykırı olmamalı. Şiir yazacak kimsenin, teknik bilgi yanında, dinimizi de iyi bilmesi gerekir.

NOT; Bu paylaşım, Türkiye Gazetesi yazarı Mehmet Ali Demirbaş hocanın "dinimizislam.com" sitesinden alınmıştır.


Kadir Çetin
 

 


ŞİİR, ÖLÇÜ VE BAŞIBOŞLUK        

Ekleyen KADİR ÇETİN 
  
Pazar, 14 Ağustos 2011 

Sual: Bir arkadaş, şiirlerin ölçülü ve kafiyeli olmalarına itiraz ediyor. “Ölçü ve kafiye maksadı anlatmaya mani oluyor, aruz vezni, hece vezni, bunlar gereksiz, şiir serbest olmalı” diyor. Arkadaşın söylediği doğru mudur?
CEVAP
Şiire değil, kötü şiire karşı çıkılmalıdır. Her şiire karşı çıkmak çok yanlıştır. Her sanatın bir kaidesi olduğu gibi elbette şiirin de kaideleri vardır. Bu kaidelere uyulursa ancak bir sanat değeri olur. Mana ve kaideyi birleştirmek ise ancak şairin derecesine kalmış bir şeydir. Yani bunu başardığı ölçüde toplum ve tarih önünde kabul görür. Dini şiir ve nasihatlerde rabbani tesir olması için manaya da dikkat etmeli ve yaşayarak inanarak yazmalı.

İnsan kendisi şiir yazamıyorsa, yazanları takdir etmelidir. Atalarımız böyleleri için derler ki:
Kişi bilmediğine düşman kesilir.
Gafile kelam, nafile kelam.

Başı boşluğu, ölçüsüzlüğü, ahenksizliği, kuralı, uygunluğu uygunsuz görmek kadar yanlış olmaz. Ölçüsüz şiirler için, (Dam başında saksağan vur beline kazmayı) demişlerdir.

Kur’an-ı kerim, icaz, belagat, ahenk gibi çeşitli ölçülerin bulunmasından dolayı bir benzeri meydana getirilemiyor. Bir âyet-i kerime meali:
(Bu Kur'anın bir âyetinin benzerini söylemeniz mümkün değildir.) [Bekara 24]

Çok şairler uğraşmışsa da, benzerini söylemeye güçleri yetmemiştir. Allahü teâlâ, diğer ilahi mukaddes kitaplara bu özelliği vermediği için değiştirilmiştir.

Güzel şiir, güzelliği ölçüsünde bir şaheserdir. Dört dörtlük şiirler vardır. Peygamber efendimiz, (Şair Hassanın sözleri, düşmanlara ok yarasından daha tesirlidir) buyurduğu gibi, ağzına sağlık anlamında, (Dişlerin dökülmesin) diye dua etmiştir. (Hakim)

Şiir hakkında hadis-i şeriflerden birkaçı da şöyle:
(Şiir, öyle bir sözdür ki, güzeli daha güzel, çirkini daha çirkindir.) [Buhari]

(Büyüleyici sözler gibi, hikmetli şiirler de vardır.) [Ebu Davud, İ. Ahmed]

(Bazı şiirler apaçık bir hikmettir.) [Buhari, Ebu Davud]

Hazret-i Mevlana’nın mesnevisi, Yunus Emre gibi tasavvuf erbabının divanları, kasideleri dillere destandır. Resulullah efendimizin beğendiği İmam-ı Busayri’nin Kaside-i bürdesi pek meşhurdur. Mevlit kasidesi asırlardır okunan bir şaheserdir. Ahengi, ölçülü olmayı, yani güzelliği dinimiz emrediyor. Peygamber efendimiz, (Allah güzeldir, güzeli sever) buyuruyor. Güzellik, çeşitli bakımdan mükemmellik, uygunluk demektir.

Bir insanın bütün organları yerli yerindedir. Kafası çok büyük, ayakları çok kısa olsa çirkin görünür. Ayakları veya kolları çok olsa hem çirkin görünür hem de iş yapması zorlaşır. Görünüş yönüyle de insan, en güzel şekilde yaratılmıştır.

Güzelliğe, ölçülü olmaya, tertibe, düzene, ahenge, kurala karşı çıkmak ne kadar yanlış olur. İnsan kendisi, tertipli düzenli olmasa da, tertipli düzenli olanlara imrenmelidir.

Şiir yazmak
Sual: Şiir yazmanın, okumanın mahzuru var mıdır?
CEVAP
Mahzuru yok ise de, her zaman da şiirle meşgul olmamalıdır. İki hadis-i şerif meali:
(Şiir, güzeli daha güzel, çirkini daha çirkin olan bir sözdür.) [Buhari]

(Bazı şiirlerde apaçık bir hikmet vardır.) [Buhari]

Şiir yazarken
Sual: Yayınladığınız şiirlerde aranılan özellikler nelerdir?
CEVAP
İlk şartı dinin emir ve yasaklarına aykırı olmamasıdır. Bir de kolay okunabilmesi ve kulağa hoş gelmesi için, vezin ve kafiyesinin bulunmasıdır. Kafiyesi zengin ve kalıbı da uygun olanlar tercih edilir. Mesela 11’lik hece vezniyle yazılan bir şiirin mısralarının, 4+4+3 veya 6+5 gibi bir kalıbı olması gerekir.

 "dinimizislam.com"


GRAMER KAİDELERİ
        
Ekleyen: KADİR ÇETİN
   
Pazar, 14 Ağustos 2011 


İLGİ EKİ (Kİ):
Bitişik yazılır. Örnekler:
Evdeki, şimdiki ve bendeki

BAĞLAÇ OLAN (Kİ):
Ayrı yazılır. Örnekler:
Buyuruyor ki, diyoruz ki, o ki

SORU EKİ (Mİ):
Ayrı yazılır: Örnekler:
Var mı, yok mu, gördünüz mü, bilmiyor musunuz, öğrendiniz mi

(DE) BAĞLACI:
Dahi anlamına gelen "de" bağlacı ayrı yazılır. Örnekler:
O da büyükleri tanır, ben de...
İyiyi de fenayı da öğrenmemiz gerekir.

(İLE) BAĞLACI:
Sessiz harfle biten kelimelerden sonra "le", "la" olur: Örnekler:
Kalemle, ihlasla, imanla
Sesli harflerle biten kelimelerden sonra araya "Y" harfi girer, "YLE" veya "YLA" olur. Örnekler:
Anneyle, babayla, dayıyla, teyzeyle
[Anne ile, baba ile, dayı ile teyze ile de denir.]

ÖZEL İSİMLER:
Özel isimler, cümlenin neresinde bulunursa bulunsun, büyük harfle başlar. İnsan, hayvan, şehir köy, akarsu, deniz, dağ, ova, orman, lisan, millet, din isimleri özel isimdir.
Örnek: İngilizce ve Arapça dillerini iyi bilen ve İslamiyet’e bağlı olan Ali amca, Amik ovasını, Everest tepesini görmüş biri olup, köpeği Kıtmir ile, Antalya’dan çıkıp, Fırat ırmağını da geçtikten sonra, Akdeniz’den uzaklaştığını anladı.

BÜYÜK HARFLE BAŞLAYAN KELİMELER:
1- Yazıya büyük harfle başlanır. İlim öğrenmek fazilettir gibi.

2- Nokta, iki nokta, ünlem ve soru işaretinden sonra gelen kelimeler büyük harfle başlar. Örnekler:
Ali Ankara’ya gitti. Veli de Bursa’ya.
Âlimler diyor ki: Her Müslüman dinini öğrenmelidir.
Namazı en önemli iş bil! Namazı vazife bilmeyenin hali kötüdür.
Sen bunu bilmiyor musun? Bilmiyorsan en kısa zamanda öğren!

3- Hürmet ve meslek unvanları büyük harfle başlar. Örnek:
Geçen gün, Muhterem Ali Bey ile Profesör Veli Bey'i gördüm.
Bu kelimeler unvan olarak kullanılmadıkları zaman küçük harfle yazılır. Örnek:
Geçen sene profesör olan Ali, muhterem bir ilim adamıdır.

4- Özel isim olarak kullanılan Arapça ve Farsça tamlamaların içinde bir özel isim, varsa bu da büyük harfle başlar:
En uygun tasavvuf kitabı Mektubat-ı Rabbani isimli eserdir gibi.

KESME İŞARETİ:
1- Bir kelimeyi benzeri kelimeden ayırt etmede kullanılır:
Tavan, tav'an gibi. (Tav'an, isteyerek demektir.)

2- Özel isimlerin, i, e, de, den, in, le, ce ekleri getirilince kesme işareti kullanılır. Örnekler:
Ali'yi, Ali'ye, Ali'de, Ali'den, Ali'nin, Ali'yle, Ali'ce gibi.
Özel isimler, li, siz, ci, ler, gil ekleri kullanıldığı zaman kesmeyle ayrılmaz:
Bursalı, Amerikalı, Alisiz, Abduhcu, Kadıyânîler, Koçgiller gibi.

3- Önem belirtilmek istenen kelimelerden sonra kesme işareti konur. Örnek:
Namaz’ı sakın aksatma!

4- Rakamlardan sonra kullanılan ekler, kesme işareti ile ayrılır.
1975'ten gibi.

5- Hikaye ve romanlarda konuşmayı olduğu gibi nakletmek için kullanılır:
Var m'ola, n'ideyim, n'apsın, n’aber gibi.

UZATMA İŞARETİ:
1- Üzerine konduğu seslinin uzun okunmasını sağlar. Örnekler:
Hala, hâlâ, adet, âdet, alem, âlem, kar, kâr

2- Nispet eki î nin üzerine konur. Örnekler:
Millî, medenî, ahlakî gibi.

3- a veya u'dan önce gelen K, G, L harflerini uzatıp inceltmede kullanılır:
Kâzım, gâvur, lâle.

NOKTA:
Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur:
Ali geldi.
Kısaltmalardan sonra konur: Örnekler:
Dr. Prof. T.C. gibi.
İnci ekinin yerini tutar. Örnekler:
II. Abdülhamid Han, IV. Murat, 5. Sınıf gibi.

VİRGÜL:
İsimlerin, sıfatların, zamirlerin, birbirine bağlı fiillerin arasına konduğu gibi, uzun cümlelerde özneden sonra ve mektuplarda hitaplardan sonra kullanılır. Örnekler:
Ali, terbiyeli, çalışkan, kültürlü, saygılı, inançlı ve ihlâslıdır.
Kardeşim Ali, gönderdiğin mail çok işime yaradı.

NOKTALI VİRGÜL:
Aralarında şekil ve mana yönünden ilişki bulunan cümlelerin arasına konur. Örnekler:
Mümin ölür, Cennete gider; kâfir ölür, Cehenneme gider.
Müslüman olmak için, sadece inandım demek kâfi değildir; dinin emirlerini beğenmek ve sevmek de şarttır.

Arasında virgül bulunan sıralı cümleleri, birbirinden ayırmak için kullanılır. Örnekler:
(Bir iyilik yapana on misli verilir, bir kötülük ise ancak misli ile cezalandırılır; hiç kimseye haksızlık yapılmaz.) [Enam 160]
Son pişmanlık fayda vermez; ağlasan da, sızlasan da…

Virgülle ayrılmış örnekleri, farklı örneklerden ayırmak için de kullanılır. Örnek:
Efal-i mükellefin demek, Müslümanın yapması ve sakınması gereken, İslam dininin bildirdiği emir ve yasakların hepsidir. Bunlar farz, vacib, sünnet, müstehab, mubah; haram, mekruh ve müfsid olmak üzere sekiz kısımdır.

İKİ NOKTA:
Açıklamalardan ve konuşmaya başlamadan önce iki nokta konur. Örnekler:
Sevgi çeşitleri konusunda birkaç örnek verelim: Allah sevgisi, anne sevgisi, ağaç sevgisi, vatan sevgisi v.s.
Size bir olayı anlatacağım: İstanbul'a geldiğim zaman…

ÜÇ NOKTA:
Cümle bitmeden sözün maksatlı bir kesilişini göstermek için konur:
Müslüman olan öyle bir nimete konar ki...
İman nimetini anlatmak mümkün değil…

SIRA NOKTALAR:
Yazıdan çıkan kısmın belirtilmesinde ve konuşmalarda karşı tarafın sustuğunu gösterir. Örnekler:
Adam, İbni Sebe, İbni Teymiye, Abduh …… gibi ne kadar sapık varsa hepsini kendine örnek alıyor.
— Sen dün neredeydin?
— …….

ÜNLEM İŞARETİ:
Şaşırma, acıma, heyecan, emir gibi his ve düşünceleri gösteren sözlerden sonra ünlem konur. Örnekler:
Aman Allahım! Bu ne gayret!
Vah zavallıya vah!
Namaz kılalım!

Cümle arasında parantez içinde ünlem işareti, söylenilen söze inanılmadığını, şaşırıldığını anlatır. Örnek:
Sayın (!) mezhepsizler, mesleklerini (!) ilerletmek için mezhep imamlarına hücum ediyorlar.
Nazik(!) hırsızlar, görevlerini(!) yaparken, hiç ses çıkarmazlar.
Buradaki ünlem işaretleri amma da sayın, amma da nazik, amma da meslek, amma da görev anlamını taşır.

SORU İŞARETİ:
Soru cümlesinden sonra kullanılır:
Sen kime hizmet ediyorsun?
Sen de mi Brütüs?
O da mı sapıtmış?

Söz arasında parantez içinde soru işareti konursa, söylenilen sözün şüpheli göründüğünü, ne demek istenildiğinin anlaşılmadığını gösterir. Örnek:
Ateistler, dine saygı (?) duyduklarını söylüyorlar.
Yani bunlar dine saygı duymaz ama niye böyle söylüyorlar ki anlamındadır.

KISA ÇİZGİ:
Satır sonunda bitmeyen kelimeler heceden ayrıldıktan sonra bir kısa çizgi yani tire konur.
İki kelimenin anlamının gösterdiği başlangıç ile sonu belirtmek için de tire konur:
Ankara-Van treni gibi.

Arapça ve Farsça tamlamalarda kullanılır:
Saadet-i ebediyye, Mektubat-ı Masumiyye çok kıymetli birer kitaptır.

UZUN ÇİZGİ:
Konuşmalarda konuşmadan önce konur. Örnek:
Ali sordu:
— Sen bu kitabı okudun mu?

TIRNAK İŞARETİ:
Cümlede dikkati çekmesi istenen sözlerin başına sonuna konduğu gibi, başkasına ait yazı ve sözden nakledilen kısımların başına ve sonuna da konur. Örnekler:
İmâm-ı Rabbani “rahmetullahi aleyh” müctehid idi
Elbette “iman” gibi büyük nimet yoktur.

PARANTEZ:


Cümle içinde geçen bir sözün, o cümleden ayrı bir açıklamasını veya başka bir dildeki karşılığını, yahut başkasından nakledilen kısımları içine alır: Örnekler:
İslamiyet’te devlet başkanı, aranan şartlara haiz kimseler arasından halkın oyları ile (veya Hazret-i Ebu Bekir’in yaptığı gibi tayin ile, yahut Hazret-i Ömer'in yaptığı gibi şura ile) seçilir.

Namazı doğru (ta'dili erkân ile) kılmalıdır.
Ali Bey, her zaman, (Namaza mani olan işte hayır yoktur) derdi.

KÖŞELİ PARANTEZ:


Bir yazıya başka yerden yapılan açıklayıcı ilaveleri göstermek için kullanıldığı gibi, parantez içine yerleştirilmiş, dışındakileri çerçevelemede kullanılır. Örnekler:
Orucun farzı üçtür. (İbni Âbidin'de [ve Dürr-i Yekta'da] böyle yazmaktadır.)
Aşağıdaki söz, İmam-ı Rabbani hazretlerine aittir:
[Kötü arkadaştan yırtıcı hayvandan kaçar gibi kaçmalıdır. Çünkü hadis-i şerifte, (Kişinin dini arkadaşının dini gibidir) buyuruldu.] "dinimizislam.com"

 

Yorumlar (4)Add Comment
NİYE ÜYELER HEP KENDİNİ PASİFLEMİŞ.
Yazan Suzan Çelik, Ağustos 01, 2012
SAYIN SEFA KOYUNCU.BEN BU SİTEYE HEVESLE GİRDİM AMA BU SİTEDE ANCAK 10 KİŞİ YA VAR YA YOK. BUNUN NEDENİ NEDİR?NİYE ÜYELER HEP İLİŞKİSİNİ KESMİŞ.CEVAPLANDIRIRSANIZ SEVİNİRİM.SELAMLAR.....
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +1
...
Yazan sümeyra çelebi, Haziran 22, 2014
Ben 12 yaşındayım ve edebiyata çok meraklıyım şiir yazmak çok hoşuma gidiyor ama hiçbir zaman güzel yazamıyorum bazen şiirlerim çok güzel oluyordu ama bazen çok saçma şiirler yazabiliyordum neden olduğunu şimdi öğrendim çok güzel anlatmışsınız teşekkür ederim
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +1
yorum yap
Yazan ayşe, Mayıs 24, 2015
smilies/sad.gif smilies/grin.gif smilies/smiley.gif smilies/wink.gif smilies/cheesy.gif teşekkür
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +0
...
Yazan ayşe, Mayıs 24, 2015
Teşekkür edrim çok yardımcı olduߘưߘǰߘŰߘİߘðߘpߘ0ߘʢغߘͰߘ۰ߘٰߘ ذߘڰߙ˰ߒӰߒܰߒ
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: -1

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
eksi not | artı not

busy
Son Güncelleme ( Çarşamba, 07 Eylül 2011 )
 
< Önceki   Sonraki >

DUYURULAR
SON ŞİİRLER
CAN BABAM
Şair: SITKI CİN
KAHVE RENGİ GÖZLERİN
Şair: SITKI CİN
YIKTIM TARUMAR ETTİ
Şair: SITKI CİN
İNSAFSIZ
Şair: SITKI CİN
YOK OLDUK
Şair: SITKI CİN
SON EKLENENLER
SON VİDEOLAR
BU BAYRAKİNMEYECEK
Ekleyen:Mahirbaspinar
Beğenilme:
Tıklama:3539
SEN OLSAN YETER M Baspinar
Ekleyen:Mahirbaspinar
Beğenilme:
Tıklama:3510
Kimler Çevrimiçi
Ziyaretçi Sayımız
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün11
mod_vvisit_counterDün111
mod_vvisit_counterBu Hafta451
mod_vvisit_counterBu Ay2697
mod_vvisit_counterTümü257336
Crystal7 Webdesign Template. This template is released under the GNU/GPL license.
hqtexts.ru - rxonepill.com