BATILI KADIN DAHA ÇOK DAYAK YİYOR / Veli SOLAK
Yazan Üçüncü Yeni   
Çarşamba, 16 Mart 2011

KADINA YÖNELİK ŞİDDETE HAYIR!

Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Uluslararası Af Örgütü ve AB‘nin resmi istatistik kurumu Eurostat‘ın rapor ve istatistikleriyle işte dünya kadınının işler acısı durumu:
İngiltere’de 3, Fransa’da ise 4 günde bir kadın öldürülüyor. Almanya’da her yıl 45 bin kadın sığınma evine kaçıyor.

Batılı kadın daha çok dayak yiyor


İngiltere’de 3, Fransa’da ise 4 günde bir kadın öldürülüyor. Almanya’da her yıl 45 bin kadın sığınma evine kaçıyor.


> Veli SOLAK

*Almanya’da yılda 300 kadını kocası öldürüyor. Her yıl yaklaşık 45 bin kadın çocuklarını da alıp sığınma evlerine kaçıyor.

*İngiltere’de, her üç günde bir kadın dövülerek öldürülüyor. Tüm şiddet suçlarının dörtte birini ev içi şiddetler oluşturuyor.

*İtalyan kadınların yüzde 64’ü evlerinde öldürülüyor. Hollanda’da beş kadından biri, erkek arkadaşının şiddetine uğruyor.

*Fransa’da 4 günde bir kadın eşi veya erkek arkadaşı tarafından öldürülüyor. Her yıl 25 bin kadın tecavüze maruz kalıyor.

Dünya Kadınlar Günü yine bol toplantılar, beyanatlar ve gösterilerle geçti. Bazı medya kuruluşları ise özellikle Türkiye’deki kadınların büyük oranda şiddete maruz kaldığını yönünde yoğun bir kampanya yürüttü. Ancak uluslararası kuruluşların hazırladığı raporlar ve düzenledikleri istatistikler kadına şiddet, ayırımcılık ve diğer olumsuzlukların sadece Türkiye’nin gerçeği değil bütün dünyanın ortak sıkıntısı olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle de kadına hak ve özgürlük verdiğini söyleyen Batı ülkelerinde kadının durumu adeta ürpertiyor. Uluslararası Af Örgütü, Avrupa’da kadına yönelik şiddetin yaşamın her alanında dehşet verici oranlarda olduğunu açıkladı. İstatistikler de ABD ve Avrupalı kadınlarının haksızlığa uğrama ve dayak yemede Türk kadınından daha zor durumda olduklarını gösteriyor. Kadını koruma adına çıkarılan kanunlar, Batı toplumunda tam olarak uygulamaya sokulamadığı için kadınlar, haksızlıklara, ölüme varan şiddete ve aile içinde ve dışında saldırılara hedef oluyor.

200 MİLYON KADIN HÂLÂ KAYIP
Bu ülkelerde her yıl milyonlarca kadın, akrabaları, arkadaşları, işverenleri, meslektaşları tarafından dövülüyor. Dünyada hâlâ 200 milyon kadın kayıp, 4 milyon kadın resmî olarak fuhuş sektöründe çalışıyor. Uluslararası Af Örgütü ve Avrupa Birliğince yapılan araştırmalara göre; Avrupalı kadınlar özellikle evde şiddet görmekte ve her 4 kadından 1’i hayatları süresince, en az bir defa aile içi şiddetle karşılaşmaktadır. Avrupa’da her 7 kadından 1’i ya zorla cinsel ilişkiye zorlanıyor ya da tecavüze uğruyor.
Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Uluslararası Af Örgütü ve AB‘nin resmi istatistik kurumu Eurostat‘ın rapor ve istatistikleriyle işte dünya kadınının işler acısı durumu:

ABD’Lİ ÖLDÜRESİYE DÖVÜYOR
ABD’de kadınların dörtte biri aile içi şiddete maruz kalırken, her yıl 4 bin kadın dövülerek hayatını yitiriyor, yılda 4 milyon kadın da eşinden dayak yiyor; her 15 saniyede bir kadın dayak yerken, her 6 dakikada 1 kadına tecavüz ediliyor. 2 milyon kadar kadın da yaralanıyor. Kanada’da kadınların yüzde 51’i 16 yaşına gelene kadar en az bir defa fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. ABD’de kadına yönelik şiddetin doğrudan maliyeti yıllık 3-5 milyar dolar, ülke ekonomisine dolaylı etkisi ise 100 milyar dolar.

ALMANYA’DA TABLO ÜRKÜTÜCÜ
Almanya’da dört kadından biri eşinden şiddet görürüyor. Bir yılda kocası tarafından öldürülen kadın sayısı 300’ü bulurken, her yıl yaklaşık 45.000 Alman kadın çocuklarını da alıp sığınma evlerine kaçıyor. 16-85 yaş arasında her 4 kadından biri partnerleri tarafından bedensel, cinsel şiddete uğruyor. Yüzde 42’si ise psikolojik şiddetle karşılaşıyor. Kadınların yüzde 13’ü ise tecavüze uğruyor. Bedensel şiddete uğrayanların yüzde 37’si, cinsel şiddete uğrayanların yüzde 47’si uğradıkları vahşeti kimseyle konuşamıyor. Alman Milletvekili Claudia Roth, Almanya’daki kadınların yüzde 40’ının şiddete maruz kaldığını söyledi. Almanya genelinde 160 bin şubesi bulunan Sosyal İlişkilerde Kadına Yönelik Şiddete Karşı Müdahale Merkezi’nin (RIGG) istatistiklerine ve resmî sayılara göre Almanya genelinde her yıl, yaşları 14 ile 80 arasında değişen 40 bin kadın şiddete maruz kalıyor.

İNGİLTERE VE FRANSA FARKSIZ
İngiltere’de her üç günde bir kadın, şiddete maruz kaldığı için hayatını kaybediyor. Haftada yaklaşık 2 kadın eşi veya arkadaşı tarafından öldürülüyor. İçişleri Bakanlığı’nın istatistiklerine göre her yıl yaklaşık 150 kadın ev içi şiddete kurban gidiyor ve tüm şiddet suçlarının dörtte birini ev içi şiddet oluşturuyor. Fransa’da çeşitli şekillerde şiddete maruz kalan kadınların oranı % 95’i buluyor. Her 4 günde bir kadın eşi veya erkek arkadaşı tarafından öldürülüyor. Her yıl 25.000 kadın tecavüze uğruyor. İtalya’da ise, her üç günde bir kadın sevgilisi, eşi ya da eski eşi tarafından öldürülüyor. İtalyan kadınların yüzde 64’ü kendi evlerinde öldürülüyor. Hollanda da her beş kadından biri, erkek arkadaşının şiddetine uğruyor. İspanya da 2005 yılında 60’tan fazla kadın, aile içi şiddet nedeniyle hayatını kaybetti. Ülkede 2 milyon kadının eşleri tarafından kötü muamele gördüğünü açıklayan İspanyol hükümeti, 2006 yılında “Şiddete Karşı Duyarlılık Planı” hazırladı.

HER GÜN 36 BİN KADINA DAYAK
Avustralya’da kadınların % 36’sı erkek ardakadışının şiddetine maruz kalıyor. Norveç’te kadınların %25’i, eşlerinin fiziksel veya cinsel şiddetine uğruyor. İrlanda’da ise cinayete kurban giden kadınların yarısının partneri tarafından öldürüldüğü gözlemleniyor. Belçika’da kadınların % 50’sinden fazlası aile içi şiddet görüyor. Danimarka’da her yıl 64.000 kadın şiddete maruz kalmakta, bunların yüzde 60’ı şiddeti kendi evlerinde yaşamaktadır. Rusya Federasyonu’nda her gün 36 bin kadın kocaları veya eşleri tarafından dövülüyor.


Ünlüler de mağdur
Hollywood yıldızı Diana Lane 2004 yılında kocası Josh Brolin’nin fiziksel şiddetine maruz kaldı. Ünlü şarkıcı Tina Turner, şiddete uğradığı fotoğrafıyla medyada yer almıştı. Whitney Houston, kocası Bobby Brown’un fiziksel şiddetine maruz kalmış. Madonna da Sean Penn ile evliliğini dayak yediği için bitirmişti. Amerikalı sunucu Oprah Winfrey, verdiği bir röportajda çocukluğunda fiziksel ve cinsel şiddet gördüğünü söyledi. Ünlü şarkıcı Rihanna, erkek arkadaşı Chris Brown’dan dayak yedi. Ünlü oyuncu Pamela Anderson 1996 yılında evlendiği şarkıcı Tommy Lee ile 2 yıl evlikten sonra şiddet gördüğü iddiası ile boşandı. Lee eşine şiddet uyguladığı gerekçesiyle 6 ay hapse mahkum edildi.


Eski eşini döven Mel Gibson’a 36 ay göz hapsi cezası
Aile içi şiddetten yargılanan Avustralya asıllı ünlü Amerikalı oyuncu ve yönetmen Mel Gibson’a, şartlı tahliye çıktı. Gibson, eski eşi Oksana Grigorieva’ya karşı Ocak 2010 tarihinde şiddet uyguladığını reddetmedi ve savcı ile anlaşma yaptı. 55 yaşındaki Gibson üç yıl boyunca göz hapsinde tutulacak, bir yıl boyunca aile içi şiddetle ilgili eğitim alacak, 16 saat kamu hizmetinde bulunacak, mahkeme masraflarını ödeyecek ve 400 dolar da para cezası ödeyecek. Gibson’ın, son birkaç yıl içinde, alkollü araba kullanma, eşine kötü davranma, ayırımcılığa yol açacak cümleler sarf etme gibi suçlardan dolayı başı adaletle birçok defa derde girmişti. LOS ANGELES


EN ÇOK ZENGİN EĞİTİMLİ KADIN DAYAK YİYOR
Almanya’da şiddete uğrayan kadınların yüzde 29’u yüksekokul mezunu. Orta düzeyli okullardan mezun olan kadınlar arasında bu oran yüzde 25. Ev içi şiddet zengin ülkelerde de her 3 kadından birini mağdur ediyor. Birleşmiş Milletler’in hazırladığı bir rapor 192 üye ülkenin yarısından fazlasında ev içi şiddete karşı kanuni düzenlemenin olmadığını ortaya koydu. Avrupa Konseyi, 16- 44 yaş arası kadınların ölüm ve sakatlanmalarının ana sebebinin aile içi şiddet olduğunu ve bunun kanser ya da trafik kazalarındaki ölüm ve sakatlanma oranından çok daha fazla olduğunu beyan etmiştir.


DÜNYANIN KADINA BAKIŞI
> Yunanlılarda: Kadın çok hakaret görür hatta “Pislik” olarak anılırdı. Bütün hürriyetlerden mahrum olarak herhangi birşey gibi alınıp satılırdı. Miras hakkı yoktu. Kendi malını kullanma hakkına bile sahip değildi kadın. Evlilikte hiçbir söz hakkına sahip değildi.
> Romalılarda: Kadın mülkiyet hakkına malik değildi. Kazandığı her şey, aile reisinin sayılırdı. Roma kanununda köle olarak kabul edilirdi. Vatandaşlık hakkından mahrumdu, ona, herhangi bir ev eşyası gibi bakılırdı. Ev eşyası gibi alınıp satılırdı.
> Yahudilerde: Kadın, hizmetçi sayılırdı. Babası tarafından satılırdı. Ayrıca bunlara göre kadın “la’netli” idi.
> Hıristiyanlarda: Kadının durumu diğerlerinden farksızdı. Kadının statüsünü belirlemek için 15. asırda yapılan bir toplantıda alınan karar aynen şöyleydi: Kadın sadece bir cisimdir. Ateşten kurtulabilecek bir rûha sahip değildir. Kadınlardan sadece hazret-i İsâ’nın annesi hazret-i Meryem ateşten kurtulacaktır.
> İslâmiyetten önce Arapların kadına bakışı da şöyle idi: Kadının fikir beyan etme hakkı yoktu. Mirastan mahrumdu. Zorla evlendirilirdi. Bir adam ölüp, geriye birkaç kadın bıraktığı zaman onun en büyük oğlu, öz annesi hariç, babasının öbür hanımlarıyla evlenebilirdi. Kızlarını diri diri gömerlerdi.
> İslamiyette ise: Sevgili Peygamberimiz gelip, ondört asır önce, “Cennet annelerin ayakları altındadır” buyurarak kadının gerçek yerini ortaya koydu. İslamiyetten sonra, dünyanın en rahat kadınları İslam toplumundakiler oldu.

> Kaynak: “Huzurun Kaynağı Aile - Mehmet Oruç”

Yazan: Veli Solak- Türkiye gazetesi-13 Mart 2011 Pazar
http://www.turkiyegazetesi.com/haberdetay.aspx?haberid=483465

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yazın

busy
Son Güncelleme ( Çarşamba, 16 Mart 2011 )
 
SEO by Artio