OSMANLI'NIN HİDROJEN FABRİKALARI / Sefa KOYUNCU
Yazan Üçüncü Yeni   
Salı, 05 Nisan 2011

YERİNDE FUTBOL FIRTINASI ESİYOR
Sultan Abdülmecid Han zamanında Dolmabahçe Sarayı’nın aydınlatılması için kurulan Osmanlı’nın ilk modern sanayi tesislerinden Dolmabahçe Gazhanesi’nin yerinde şimdi BJK İnönü Stadyumu yer alıyor. Dolmabahçe Gazhanesi’nin bulunduğu mevkiye stadyum yapılması kararını, 1938’de dönemin İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Muhittin Üstündağ açıklar. 1947’de açılan İnönü Stadyumu’nun genişletilmesi için gazhanenin kaldırılması ise ancak 27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra gerçekleşir.

Osmanlı’nın hidrojen fabrikaları

DÜNYANIN BUGÜN GÜNDEMİNE ALDIĞI HİDROJENİ 150 YIL ÖNCE KULLANIYORDUK 

Prof. Dr. Nejat Veziroğlu: “Eskiden İstanbul’da kullanılan hava gazının yarısı hidrojendi, boru hatlarından şehre dağıtılırdı. Yemek pişirme, ısınma, banyo ve aydınlatma için bu gaz kullanılırdı.”

ARAŞTIRMA
>SEFA KOYUNCU
Türkiye, 05 Nisan 2011 Salı
Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

150 YIL ÖNCE...
Prof. Dr. Nejat Veziroğlu: “Eskiden İstanbul’da kullanılan hava gazının yarısı hidrojendi, boru hatlarından şehre dağıtılırdı. Yemek pişirme, ısınma, banyo ve aydınlatma için bu gaz kullanılırdı.”

MODERN SANAYİ
Sultan Abdülmecid Han döneminde İstanbul’da kurulmasına başlanan gazhaneler, hidrojen üretilen tesislerdi. Teknoloji takibi yapılıp modernize edilmedikleri için zamana yenik düştüler.

HAVA GAZI NEDİR?
Şehir gazı (city gas) da denilen hava gazı, kömürün yüksek ısıya tabi tutulmasıyla elde edilir. Hava gazının bileşimi, % 27’si yanıcı metan gazı, % 55’i hidrojenden oluşur. Çeşitli işlemlerden geçirilerek, içindeki hidrojen oranı yükseltilir. Bünyesinde kalan % 10 civarındaki karbon ve azot gazı da arındırılabilmektedir. Doğalgaz gibi ısınmada ve elektrik enerjisi elde edilmesinde kullanılır. Yan ürün olarak elde edilen, gazı alınmış kok kömürünün de ekonomik değeri yüksektir. Demir-çelik sanayiinde ve ısınmada kullanılır.

 

Günümüzde yıldızı parlayan ve geleceğin enerjisi olarak tanımlanan hidrojen, bundan yaklaşık 150 yıl önce, Osmanlılar zamanında kurulan gazhanelerde üretiliyordu. Bu tarihî açıklama, dünyada ‘hidrojen enerjisinin babası’ olarak tanınan, Miami Üniversitesi Temiz Enerji Araştırma Enstitüsü ile Birleşmiş Milletler Endüstriyel Kallkınma Örgütü’ne (UNIDO) bağlı, Merkezi İstanbul’da bulunan Uluslararası Hidrojen Enerjisi Merkezi’nin (ICHET) kurucusu ve Dünya Hidrojen Derneği (IAHE) Başkanı Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’ndan geldi. Prof. Veziroğlu, Termodinamik dergisine yaptığı açıklamada, “Eskiden İstanbul’da hava gazı vardı, kömürden gaz çıkardı, hava gazı. Hava gazının yarısı hidrojendir, diğer yarısı yanıcı karbonmonoksit. Karışım, boru hatlarından şehre dağılırdı, gazometrelerde depolanırdı. Yemek pişirmek için, ısınma ve aydınlatma için bu gaz kullanılırdı” dedi. Teknoloji takibi yapılıp modernize edilmediği için, 1987 yılında ithal doğalgazın gelmesiyle ülkemizde papucu dama atılan yerli hava gazı (hydrogen gas), İsveç başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde hâlâ kullanılıyor. Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da, günün teknolojisine göre modernize edilen gazhaneler 150 yıldır faaliyetini sürdürüyor.

TESİSLERE YAZIK OLDU
Günümüzde de, hidrojenin depolamasında, Avrupa’daki teknolojik gelişmeleri yakından takip eden Osmanlı döneminde hava gazının depolandığı gazometrelerin kullanıldığını belirten Prof. Veziroğlu, şöyle konuştu: “Hidrojen, gazometre benzeri basınçlı kaplarda depolanacak. Mesela bir elektrik santralinde gece kullanılmayan elektrik, hidrojen olarak depolanır. Gündüz talep çok iken, elektrikle beraber gazometrelerde depolanan hidrojen kullanılacak. Türkiye gibi bir memleket için, hidrojen depolamada farklı alternatifler de var. Mesela hidrojen yer altında boşalmış maden yataklarında depolanabilir. Kömürü almışız, demiri almışız, madenin içini boşaltmışız. İngiltere’de hidrojen demir madeninde depolanıyor. Amerika’da tuz kayalarında; bazen doğal mağaralar var, orada depolanıyor.” Yüzde 55’i hidrojen olan ham hava gazı, çeşitli işlemlerden geçirilerek içindeki karbondioksit ve kükürt uzaklaştırılıyor, hidrojen oranı ise yüzde 60-70’lere yükseltilebiliyor. Bugünkü ileri teknolojiyle ise kömür gazındaki karbondioksit (CO2), yüzde 100 oranında uzaklaştırılabiliyor. Osmanlı’nın modern sanayi tesislerinden olan Gazhaneler kapatılmayıp teknolojileri yenilenerek hidrojen üretim merkezleri olarak değerlendirilseydi, bugün Türkiye temiz enerji üretiminde lider ülke konumda olabilirdi.

SELANİK, ŞAM, BEYRUT
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Teknoloji ve Çevre Müdürü Güner Tezcan, “Çevre ve enerji” başlıklı araştırmasında, “Osmanlı İmparatorluğu’nun enerji sektörü ile ilk tanışması hava gazı kullanımı ile olmuştur. 1853 yılında Dolmabahçe Gazhanesi kurulmuş, aydınlatmada ise önce Selanik, sonra Şam, daha sonra da İstanbul sektörle tanışmıştır. 1887 Yedikule Gazhanesi, 1891’de Kadıköy Gazhanesi tesis edilerek İstanbul’un her yanı ışıklandırılmıştır. Diğer Osmanlı şehirleri de hava gazı ile aydınlatılmıştır. 1859’da İzmir, 1887’de genel bir havagazı yatırımı yapılarak Beyrut, Selanik ve Edirne şehirleri de gaz kullanımına başlamıştır” demektedir. Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nden Gökçen Erdoğan’ın hazırladığı yüksek lisans tezinde ise şu tespitlere yer veriliyor: “Ulaşımda, endüstride ve evlerde hidrojen kullanımı aslında sanıldığı kadar yeni değildir. Dünyanın pek çok yerinde hâlâ evlerde kullanılmakta olan hava gazı aslında hidrojen ve karbonmonoksidin bir karışımıdır. Zeplin ve bazı balonlar gibi hava taşıtlarında hidrojen kullanılmıştır. Uzay mekiğinin roketlerinin yakıtı da hidrojendir. Evlerde, sanayide ve ulaşımda elektrik üretimi ve yakıt olarak, bir tür hava gazı olan hidrojen kullanımı için araştırmalar devam etmektedir.”

İMPARATORLUK AYDINLATILDI
İlk gazhaneyi 1853 yılında İstanbul’da kuran Osmanlılar, İmparatorluğun, Edirne,?İzmir, Beyrut, Şam,?Selanik gibi vilayetlerine de gazhaneler kurarak şehirleri ışıklandırıyordu.

YERİNDE FUTBOL FIRTINASI ESİYOR
Sultan Abdülmecid Han zamanında Dolmabahçe Sarayı’nın aydınlatılması için kurulan Osmanlı’nın ilk modern sanayi tesislerinden Dolmabahçe Gazhanesi’nin yerinde şimdi BJK İnönü Stadyumu yer alıyor. Dolmabahçe Gazhanesi’nin bulunduğu mevkiye stadyum yapılması kararını, 1938’de dönemin İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Muhittin Üstündağ açıklar. 1947’de açılan İnönü Stadyumu’nun genişletilmesi için gazhanenin kaldırılması ise ancak 27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra gerçekleşir.


GAZHANELER YENİDEN GÜNDEMDE
Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da günün teknolojisine göre modernize edilen gazhaneler 150 yıldır faaliyetini sürdürüyor. Ülkemizde hava gazı üretimi tamamen durdurulmasına rağmen birçok ülkede, mesela İsveç’te hava gazı üretimi ve kullanımı devam etmektedir. İngiltere’de, Kuzey Denizi’nden çıkartılan doğalgaz, kömürden elde edilen düşük kalorili gazla karıştırılarak tüketiciye dağıtılıyor. ABD’de kömürden elde edilen hava gazı elektrik üretiminde kullanılıyor. Florida’da Southerm Company tarafından yapılmakta olan bir tesiste, kömürden elde edilen hidrojenin elektrik enerjisine dönüştürülmesi planlanıyor. Enerjisinin bir bölümünü kömürün gazlaştırılmasından karşılayan Almanya, ayrıca 13 proje üzerinde çalışıyor. Avrupa Birliği (AB) gazlaştırmayla ilgili 7 projeyi destekliyor. Bunlar, İtalya’nın Torino, Sardunya, İskoçya’nın Westfield bölgesindeki kömür gazlaştırma tesisleri ile Almanya’nın Gelsenkirschen’deki kömürden hidrojen elde etme tesisi ve yine Almanya’nın Rosnoberg’deki demir banyolu reaktörde kömür gazlaştırma tesisidir. AB ayrıca, Fransa’da Bruay ve Faulquemont yer altı gazlaştırması projeleri ile Almanya’nın Bonn şehri yakınlarında kurulan ve kömürden metan gazı elde edilen bir projeyi de destekliyor. Uzmanlar, Türkiye linyitlerinin de termik santrallerde yakılması yerine hidrojene dönüştürülerek değerlendirilmesinin daha verimli olacağına dikkat çekiyor.

İSTANBUL FENERCİLERİ
O yıllarda, sokak fenerlerini yakan fenerciler de İstanbul şehir hayatının önemli bir unsuru olarak yerlerini aldılar. Her akşamüstü havanın kararmasına yakın ellerinde ucu kancalı bir sopa ile sokaklara düşer, hava gazı fenerinin kapağını bu sopa ile açarak, gaz musluğunu çevirirdi. Ucu çakmak taşlı sopasıyla da feneri yakardı. Fenerciler, arada bir de merdivenlerle fenerlerin camlarını siler ve yanıcı kısımdaki hava gazı gömleğini değiştirirdi.

İlk Hidrojenli otomobiller
Hava gazı (hydrogen gas) ile çalışan ticari bakımdan elverişli ilk motor, Belçikalı mühendis Jean Joseph Etienne Lenoir tarafından, yaklaşık 150 yıl önce yapıldı. Lenoir, 1863 yılında yaptığı, hidrojen gazı (hava gazı) ile çalışan ‘Hippomobile’ adını verdiği tek silindirli, içten yanmalı motorlu aracıyla Paris’te bir test sürüşü gerçekleştirmişti.

Coal gasification technology

OSMANLI'DAKİ TEKNOLOJİ

Çin'in Sienhua fabrikasında gazlaştırılan kömürden elde edilen hava gazı (hidrojen), Osmanlı döneminde olduğu gibi gazometrelerde depolanıyor.


KAYNAK:
http://www.turkiyegazetesi.com/haberdetay.aspx?haberid=486160

http://www.netgazete.com/News/770976/osmanlinin_hidrojen_fabrikasini_stada_cevirdik_.aspx

http://www.guncel-haber.com/8014619/haber_14_50_osmanl%C4%B1_n%C4%B1n_hidrojen_fabrikas%C4%B1n%C4%B1/

Yorumlar (1)Add Comment
Hidrojen Türkiye mizin kurtuluşudur..
Yazan Ziya Demirçepken, Ekim 23, 2011
Hidrojen temiz çevreci depolanabilen dunyamızın geleceğinin enerjisidir..Bir an önce gece kullanmadığımız elektirik enerjisini hidrojene çevirip gaz türbinlerinde kullanarak büyük tasarruflar yapabiliriz.Malesef meclisimizde teknik eleman sayısı az başbakanımız imam çivi cakamıyanlar yirminci yüzyılda devlet idare edemez..
Kötü kullanımı raporla
eksi oy
artı oy
Oylar: +0

Yorum Yazın

busy
Son Güncelleme ( Çarşamba, 21 Kasım 2012 )
 
SEO by Artio